Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/1456 E. 2010/2270 K. 23.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1456
KARAR NO : 2010/2270
KARAR TARİHİ : 23.02.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı davalılar avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalılar vekili avukat … … geldi, davacı tarafından gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacılar vekili, müvekkillerinin annesi olan … …’e ait dairenin bulunduğu binanın 17.8.1999 depreminde yıkıldığını, depremda babaları …, anneleri … … ve kardeşlerig …’in enkaz altında kalarak vefat ettiklerini, mahkemece yaptırılan tespitte binanın yasa ve yönetmeliklere aykırı şekilde inşa edildiğinin belirlendiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak yıkılan evi için 30.000.00 YTL maddi tazminat ile ölen yakınları için 30.000 YTL den toplam 180,000.00 YTL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilesini istemiştir.
Davalılar, binanın deprem yönetmeliğine uygun yapıldığını, fay hattı üzerinde bulunan binaların yıkıldığını, diğer binaların sağlam kaldığını, depremin mücbir sebep olduğunu savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile evin değerinden % 20 kusur oranında indirim yapılarak 3.332.04 YTL maddi tazminat ile her bir davacı için 5.000.00 YTL den 10.000.00 YTL manevi tazminatın tahsiline karar verilmiş; Hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1–Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların tüm, davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddigerekir.
2–Davacılar, davalı yükleniciler tarafından ayıplı olarak inşa edilen konutun 17.8.1999 depreminde yıkılmış olması nedeniyle kullanılamaz hale gelen konut bedilinin tahsili isteğinde bulunmuştur. Mahkemece bilirkişi raporuna göre kusur indirimi yapılarak hüküm kurulmuş ise de olayda davacı alıcı yönünden kusur sorumluluğuna göre hüküm kurulması mümkün değildir. Zira müteahhit satıcı davalılar davacılara karşı BK 217. maddesi delaletiyle aynı kanunun 194 maddesi gereğince “ satıcının ayıba karşı tekeffülü “ hükümlerine göre sorumlu olup, binanın tekniğine uygun olmayan şekilde eksik ve kusurlu yapılmasından dolayı depremde oluşan davacı zararlarının tamamından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarının kabulü gerekir. Mahkemece aksine düşüncelerle davacı müteahhit-satıcıların kusur oranı nisbetinde sorumlu oldukları kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Birinci bentte açıklanan nedenlerle davalıların tüm, davacıların sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, aşağıda dökümü yazılan 600,00 TL kalan harcın davalılardan alınmasına, 23.2.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.