YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14578
KARAR NO : 2011/9579
KARAR TARİHİ : 16.06.2011
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki bedel indirimi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan gelen olmadığından incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıdan 117.000-TL’ye daire satın aldığını, tapusunun verildiğini, yaptırılan tespit sonucunda sözleşmede 120 m2 olduğu belirtilen dairenin alanının 80 m2 nin altında olduğunun anlaşıldığını, dairenin ayıplı olduğunu, çekilen ihtara rağmen sonuç alamadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, ayıp oranında bedel indirimi yapılarak şimdilik 10.000-TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş, 01.04.2010 tarihli dilekçe ile talebini 28.284,75-TL olarak ıslah etmiştir.
Davalılar, resmi şekilde yapılmadığından sözleşmenin geçersiz olduğunu, davacının daireyi görerek satın aldığını, dairenin brüt alanının 120 m2 olduğunu savunarak, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davalıların sözleşme ile üstlendikleri edimlerini eksik olarak yerine getirdiklerinin tespitine, eksik ifa konutun değerinde düşüşe neden olduğundan 23.736,51- TL’nin satış bedelinden tenzili ile 10.000-TL sinin dava tarihi olan 17.11.2008 tarihinden itibaren 13.736,51-TL’nin ıslah tarihi olan 01.04.2010 tarihinden itibaren değişken yasal faiz oranı uygulanmak sureti ile hesaplanacak işlemiş faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya yönelik isteminin reddine, karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, davalıdan satın alınan dairenin sözleşmede taahhüt edilen 120 m2 den küçük olması nedeniyle konutun değerinde meydana gelen değer düşüklüğünün tazmini talebine ilişkindir. Taraflar arasında düzenlenen 15.11.2007 tarihli konut satış vaadi sözleşmesi ile 120 m2, 6 kapı nolu dairenin davacıya satıldığı, mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesine göre dairenin brüt alanının 98,95-TL olduğu anlaşılmaktadır. Bilirkişi heyetince düzenlenen 19.01.2010 tarihli raporda dairenin değerinde ortaya çıkan değer azalması hesaplanırken konutun ayıplı piyasa değeri 106.155-TL olarak tahmin ve takdir edilmiş, davalıların itirazı üzerine tanzim edilen 11.06.2010 tarihli ek raporda ise konutun ayıplı piyasa değeri 111.597,33-TL takdir edilerek nispi yönteme göre hesaplama yapılmıştır. Mahkemece, ek rapora itibar edilerek 23.736,51-TL değer düşüklüğüne hükmedilmiştir. Ancak, hükme esas alınan ek bilirkişi raporunda hangi gerekçe ile konutun ayıplı piyasa değerinde değişiklik yapıldığına ilişkin bir açıklamada bulunulmamıştır. Görüldüğü üzere, konutun ayıplı piyasa değerinin belirlenmesi amaca ile alınan raporlar arasında, varılan sonuçlar açısından çelişki yaratılmıştır. Bilirkişi raporları arasındaki çelişkiler giderilmeden, bunlardan birine itibar edilerek hüküm kurulamaz. O halde mahkemece, konusunda uzman üç kişilik bilirkişi kurulu aracılığı ile yeniden inceleme yaptırılmalı ve raporlar arasındaki çelişki giderilmeli, ortaya çıkacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usule ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-Davacı, alacağın avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiş, mahkemece alacağın yasal faizi ile tahsiline karar verilmiştir. Davalılar tacir olduğuna göre taraflardan biri için ticari sayılan … diğer taraf içinde ticari sayılır. Buna göre alacağın avans faizi ile tahsiline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı lehine BOZULMASINA, 16.6.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.