Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/14720 E. 2011/6090 K. 14.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14720
KARAR NO : 2011/6090
KARAR TARİHİ : 14.04.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, davalının hissedar olduğu 214 parsel numaralı taşınmazda özel parselasyon sistemiyle oluşturulan 17 ve 18 numaralı parselleri 6.8.1986 tarihli sözleşme ile satın alıp bedeli olan 2.250.000 TL (eski TL) ödediğini, kendisine satılan taşınmazın toplam 830 m2 olduğunu, 2008 yılında imar uygulaması sonucu oluşan 117 ada 1 parselin 392,81 m2 olarak 18.6.2008 tarihinde adına tescil edildiğini, satınaldığı taşınmazdan DOP kesintisi sonrası kendisine 580,35 m2 verilmesi gerekirken 392,81 m2 verilmek suretiyle 187,54 m2 eksik yer verildiğini, bu yer için ödediği paranın dava tarihi itibariyle ulaştığı alım gücünün tahsilinin gerektiğini ileri sürerek fazlası saklı kalmak üzere 10.000,00 TL’nın tahsilini istemiştir.
Davalı, zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacı ile anlaşarak imar uygulaması sonucu oluşan 117 ada 1 parseli davacıya bıraktığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece DOP kesintisi sonrası kalan 577,37 m2 için 2.250.000 TL ödendiğini, davacıya teslim edilmeyen kısım için ödenen miktarın 719,22 TL olduğu, 719,22 TL’nin 6.8.1986 tarihinden dava tarihine kadar ulaştığı alım yükünün 3822,34 TL’nın ödenmesi gerektiği gerekçesiyle 3822,34 TL’nın tahsiline karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Taraflar arasında düzenlenen 6.8.1986 tarihli harıci sözleşme ile davalının 214 parselde kayıtlı taşınmazın özel parselasyon numaralı kısımlarından 830 m2’lik kısmını davacıya satıp bedeli olan2.250.000 TL’nın aldığı, tapoda 2010/14720-2011/6090
hisseli satışın mümkün olması halinde tapu ferağını vereceğini taahhüt ettiği, 2008 yılında yapılan imar çalışmaları sonunda 214 parsel numaralı taşınmazın parsellere ayrıldığı ve 117 ada 1 parsel olarak 392,81 m2’nin davacı adına 18.6.2008 tarihinde tapuya tescil edildiği anlaşılmakta olup, bu hususta taraflar arasında ihtilafta bulunmamaktadır. İhtilaf davacıya 830 m2 olarak satılan ve imar uygulaması sonrası DOP kesintisi nedeniyle 580,35 m2 olması gereken taşınmazının 392,81 m2 olması sonucu eksik kalan kısım olan 187,54 m2 için davacının bedel isteyip isteyemeyeceği hususundadır. Davacının taşınmazı satın alırken taşınmazıda imar uygulaması yapılmadığını ve bu haliyle 830 m2 kısmı satın aldığı ve imar uygulaması sonucu taşınmazın yüzölçümününde azaldığı (DOP kesintisi nedeniyle sabittir. Taşınmazın yüzölçümündeki azalma davalının kusuru olmaksızın imar uygulaması sonucu gerçekleşmiştir. Öte yandan davalının, imar uygulaması sonrasında da taşınmazın 830 m2 olarak davacı adına tescil edileceğine dair bir taahüdü ve tekeffülü bulunmamaktadır. Hal böyle olunca, davacının imar uygulaması sonrası oluşan parsellerden kendisine eksik yer verildiği iddiasıyla davalıdan talepte bulunması olanaklı değildir. Mahkemece değinilen bu yön gözetilerek davanın tümüyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bent uyarınca davacının temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına peşin alınan 56,80 TL. temyiz harcının istek halinde taraflara iadesine, 19.4.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.