YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14783
KARAR NO : 2011/9685
KARAR TARİHİ : 20.06.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı, davalı avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat … ile davalı vekili avukat …’in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, taraflar arasında imzalanan “İntifa Eksiltme Usulü ile İnşaat Sözleşmesi”ne göre, davalı belediyeye ait 1130 ada 22 parselde bulunan 350 m2 alana, üst katı düğün salonu, zemin katı çay bahçesi ve lokanta olarak kullanılmak üzere inşaat yaptığını, işletme hakkının 20 yıllığına kendisine tahsis edildiğini, Belediye Encümeni’nin değişik tarihli kararları ile kullanım hakkının 26,5 yıla çıkartıldığını, 23.10.2003 tarihinde davalı … tarafından ihalenin tek taraflı olarak iptal edildiğini, iptal kararına karşı açılan davanın … 1. İdare Mahkemesi kararı ile esastan reddedilerek kesinleştiğini, sözleşmenin iptalinden kaynaklanan zararın tazmini için açılan davanın ise … 1.İdare Mahkemesi’nin 2006/1947 E. ve 2006/932 K. sayılı ilamı ile dava süresinde açılmadığından reddedildiğini, red kararının Danıştay 8. Dairesi tarafından onanarak kesinleştiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 10.000-YTL maddi, 100.000-YTL manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiş,birleşen dava ilede 7.600,00 TL’nin tahsilini istemiş, 1.6.2010 tarihli dilekçe ile ıslah talebinde bulunmuştur.
Davalı, aynı konuda … İdare Mahkemesinin kesinleşmiş kararı bulunduğunu savunarak, davanın kesin hüküm nedeniyle, aksi halde esastan reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş;hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1- Davacı, davalı … ile yapılan sözleşmenin davalı tarafından tek taraflı olarak feshedilmesi nedeniyle, maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Davalı, kesin hüküm itirazında bulunmuş, Mahkemece davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesi üzerine, hükmün 9.11.2009 tarihinde dairemizce bozulduğu, mahkemece bozmaya uyularak , davacının bozma kararından sonraki ıslah talebide dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra, davacının bozmadan sonra verdiği li ıslah dilekçesi ile talep ettiği tazminat üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir. Oysa ki, 4.2.1948 tarih ve 1944/10 esas ve 1948/3 karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da açıkca belirtildigi gibi ıslah, sorusturma ve yargılama bitınceye kadar yapılabilip, Yargıtay’ca karar bozulduktan sonra bu yoldan yararlanmaya olanak yoktur. Mahkemece davacı talebi ile bağlı kalınarak bu bedele karar verilmesi gerekirken, bozmadan sonra davacının ıslah taleplerini kabul etmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Davacı asıl dava ve birleşen dava tazminat talebinde bulunmuş, Mahkemece hüküm kurulurken asıl dava ile birleşen davanın ayrılmadığı görülmüştür. HUMK 388/son maddesi gereğince her dava için ayrı ayrı hükmün kurulması gerekirken yazılı şekilde ayırım yapılmaksızın hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
3-Bozma nedenlerine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci ve ikinci bentte belirtilen nedenlerle temyiz edilen kararın BOZULMASINA, üçüncü bentte açıklanan nedenlerle tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmediğine, 825,00 TL duruşma avukatlık parasının karşılıklı alınarak birbirlerine ödenmesine, peşin alınan 2.032.30 TL. temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine ve yine peşin alınan 17.15 TL temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 20.6.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.