Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/15104 E. 2011/4055 K. 16.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/15104
KARAR NO : 2011/4055
KARAR TARİHİ : 16.03.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R
Davacı, davalı amcasından muris dedesi adına tapuda kayıtlı taşınmazdan intikalen gelecek taşınmazdaki hissesini 2007 yılı Nisan ayında aralarında yaptıkları sözlü anlaşma ile 8.000.00.TL bedel karşılığında satın aldığını ancak davalının bu taşınmazdaki hissesini tapudan resmi olarak devri için yapılması gereken işlemleri yapmadığını bunun üzerine sözlü olarak satın aldığı taşınmazdaki hissenin zilyetliğine son verdiğini ancak davalının aldığı satış bedelini iade etmediğini, aralarındaki sözleşmenin geçersiz olması nedeniyle satım bedeli olarak ödediği 8.000.00.TL’ nın tahsili amacıyla davalı aleyhine başlattığı ilamsız icra takibine karşı yapılan vaki itirazın iptalini karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile itirazın iptali ile takibin devamına, davalının asıl alacağın %40′ ı oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki 2. bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı takibe geçerken 8.000.00.TL asıl alacak 370.85.TL işlemiş faiz olmak üzere 8.370.85.TL toplam
2010/15104-2011/4055
alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsilini istemiş, mahkemece “davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına” şeklinde hüküm kurulmuş olmakla faize faiz yürütülmesine karar verilmiş olunmaktadır ki, bu durum B.K.nun 104/son maddesinde düzenlenen faize faiz yürütülemez hükmüne aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeni bir yargılama yapmayı gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK.’un 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ:Birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 1. maddesinin 3. satırında yer alan “…itirazın iptali ile” sözlerinden sonra gelecek şekilde “asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişik oranlarda yasal faiz uygulanmak suretiyle” sözcüklerinin eklenmesine, kararın değiştirilmiş ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan 17.15 TL temyiz harcının iadesine, 16.3.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.