YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/15235
KARAR NO : 2011/10447
KARAR TARİHİ : 30.06.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı davacı avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekilleri avukat … …, ve avukat …., … ile davacı vekili avukat …’nın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı asıl davasında, eşi olan muris …, davalı şirkette kaptan pilot olarak çalışmakta iken 6.12.1998 tarihinde, birinci pilot … ile birlikte kullandıkları uçağın aprona düşmesi sonucu hayatını kaybettiğini, başarılı bir pilot olan murisin yıllarca edindiği tecrübe ve sahip olduğu yetenekleri nedeniyle mesleğinin en üst seviyelerine ulaşarak kendisine yüksek hayat standardı sağladığını, eşinin ölümü ile onun maddi ve manevi desteğinden yoksun kaldığını, bu nedenle psikiyatrik tedavi de gördüğünü ileri sürerek, 20.000 TL manevi tazminat ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 2.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının murisin ölüm tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte ödetilmesine karar verilmesini istemiş,1.12.2004 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini maddi tazminat yönünden 66.442,99TL’ye yükseltmiş,birleşen … 5.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/101 esas sayılı davasında,bilirkişi raporu doğrultusunda aradaki fark nedeniyle fazlası saklı kalmak üzere 45.000TL destekten yoksun kalma tazminatının faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiş, birleşen … 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/334 esas sayılı davasında,bilirkişi raporu doğrultusunda aradaki fark nedeniyle fazlası saklı kalmak üzere 216.920TL destekten yoksun kalma tazminatının faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, kusursuz olmaları nedeniyle kendilerinden tazminat talep edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece,bozma ilamı doğrultusunda takdiren 66.442,99 TL.maddi, 10.000 TL.manevi tazminatın davalıdan alınıp,davacıya verilmesine, manevi tazminat ile maddi tazminatın 2.000 TL.sine olay tarihi olan 06.12.1998 tarihinden itibaren, bakiye maddi tazminata dava tarihinden itibaren(ıslah dilekçesinde dava tarihinden talep edildiği için )yasal faiz yürütülmesine karar verilmiş; hüküm,taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Davacı … vekili,21.6.2011 tarihli dilekçesi ile dairemiz heyetinin tümünü reddetmiştir.Davacı vekilinin bu talebi mahiyeti itibariyle toplu red istemi niteliğindedir. Yargıtay Kanununun 39/son maddesinde, “”daire ve kurulların toplantılarını engelleyen toplu ret istemleri dinlenmez”” hükmü mevcuttur. Davacı vekilinin toplu ret isteminin dairemizin toplantısını engelleyen nitelikte bulunduğu anlaşılmakla,heyetin reddine dair isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı asıl davanın yanı sıra 17.4.2006 tarihinde … 5.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/101 esas sayılı dosyası ve 1.12.2006 tarihinde … 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/334 esas sayılı dosyası ile ek davalar açmış,bu davalar asıl dava ile birleştirilmiştir. Mahkemece asıl ve birleşen davalar ile ilgili ayrı ayrı hüküm kurulması gerekirken birleşen davalar hakkında hiç hüküm kurulmamış olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
3-Bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarda birinci bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin heyetin reddine dair isteminin reddine, HUMK’nun 36/4 maddesi gereğince 5.000TL para cezasının ret talebinde bulunan davacıdan alınmasına, ikinci bent gereğince temyiz edilen kararın BOZULMASINA,üçüncü bent gereğince tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 825,00 TL duruşma avukatlık parasının karşılıklı alınarak birbirlerine ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 30.6.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.