YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/15524
KARAR NO : 2011/6870
KARAR TARİHİ : 28.04.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı kardeşi…ile birlikte müteahhit olarak diğer davalı arsa sahibi…e 4 nolu parsele ilişkin olarak 24.5.2005 tarihinde kat karşılığı inşaat sözleşmesi yaptıklarını, bu sözleşme gereğince müteahhit olarak kendilerine bırakılan dairelerden 12 nolu dairenin davalı … tarafından kendisine haber verilmeden diğer davalı …’a satıldığını, davalı … tarafından ortaklığa konu bu dairenin tek başına yapılan satışın geçersizliği nedeni ile satışın iptaline, tapunun davalı … ile adına müştereken tesciline karar verilmesini istemiş, ıslah ile daire bedeli 43.500 TL.nin faizi ile ödetilmesini istemiştir.
Davalı …, davacı ile yapılan anlaşma ile 12 nolu dairenin kendisine, 10 nolu dairenin davacıya ait olacağının kararlaştırıldığını, diğer dairelerin birlikte satılarak inşaat giderlerine harcandığını savunmuş, diğer davalılar da davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının davalılar Sultan ve M.Şerafettin’e yönelik temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı ile davalı …’ın müteahhit olarak imzaladıkları kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince 3,4,6,8,9,10 ve 12 nolu dairelerin davacı ile davalı …’a ait olacağının kararlaştırıldığı, 12 nolu dairenin davalı … tarafından 7.12.2006 tarihinde davalı …’a satıldığı, 10 nolu dairenin de davalı arsa sahibi Şerafettin tarafından davacı eşine satıldığı dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Davacı 10 nolu dairenin kendisine bırakılmadığını, tapudaki devir karşılığında 2010/15524-2011/6870
Kredi alınıp ortak inşaata harcandığını, 12 nolu dairenin de ortaklığa ait olduğu halde davalı tarafından haksız olarak satıldığını ileri sürerek, eldeki davayı açmıştır.
Toplanan delillerden ve tarafların anlatımlarından davalı …’e ait taşınmaz üzerine davacı ile davalı …’ın ortak inşaat yapılması konusunda aralarında bir adi ortaklık kurdukları, yapılan inşaattan müteahhit olarak kendilerine isabet eden dairelerin bir kısmının yine çeşitli tarihlerde üçüncü şahıslara satıldığı, elde kalan 10 ve 12 nolu dairelerin paylaşımı konusunda uyuşmazlığa düşüldüğü anlaşılmaktadır. Bu hali ile, dava tarihi itibarıyle ortaklığın sonlandırılmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece öncelikle taraflardan kurulan inşaat adi ortaklığı nedeniyle taraflarca konulan sermaye ve inşaatların devamı süresince inşaat giderleri dahil yapılan tüm masraflar, satılan bağımsız bölümlerin satış bedelleri ve inşaatın kar ve zarar durumları konusunda ayrıntılı hesap istenmeli, verilen hesap listesi üzerinde tarafların uyuşup uyuşmadıkları noktalar saptanmalı, uyuşulmayan konularda tarafların delil ve karşı delilleri sorulup toplanmalı, tarafların yapılan masraflar ve satılan bağımsız bölümlerin satış bedelleri konusunda uyuşamadıklarının tespiti halinde tüm delillerin toplanmasından sonra mahallinde keşif yapılmalı, yapılan tüm inşaat masrafları, üçüncü kişilere satılan bağımsız bölümlerin satış tarihlerindeki gerçek raiç değerleri ve satılan taşınmazların satış tarihi itibarıyle sürüm değerleri ile elde kalan taşınmazların sürüm değerleri tek tek belirlenmek suretiyle ortaklığın aktifi ve pasifi saptanmalı, varsa öncelikle ortaklığın borçları ödenmeli, kalan miktardan tarafların koydukları sermayeleri koydukları pay oranında iade edilmeli, konulan sermaye payının ispat edilememesi durumunda her bir ortağın sermaye payının eşit olduğu ve her bir ortağını hissesinin diğerine eşit olduğu kabul edilmek suretiyle tasfiye sağlanmalıdır. Mahkemenin tüm bu yönleri göz ardı ederek , eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup,bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan 1. Bent gereğince davalılar Sultan ve Şerafettin’e yönelik temyiz itirazlarının reddine, 2.bent gereğince davalı …’a yönelik temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 17,15 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 28.4.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.