YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/15704
KARAR NO : 2011/11524
KARAR TARİHİ : 14.07.2011
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki ayıplı mal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı, davacı avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat … ile davacılar vekili avukat …’in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, davalı şirketle imzalanan “… Evleri Villa (Konut) İnşaat Yapım ve Taşınmaz Devir Hizmet Sözleşmesi” gereğince davalı şirketin, 12 dönüm alan içinde bulunan …, … Mahallesi, pafta …, ada …, … parseldeki … Evleri …-… no’lu villayı ve …-… blok … nolu turistik eski eserin 1/3 hissesini kendilerine sattığını, KDV dahil 841.160-TL olan satış bedelini ödediklerini, ne var ki 12 dönümlük bir koru içinde park, tenis kortu, voleybol, basket sahaları ve ortak alan olarak planlanan site alanının 4 dönümlük bölümünün davalı şirkete ait olmadığının anlaşıldığını, söz konusu bu alanın … Belediyesince park alanı olarak değerlendirildiğini, oysa ki davalı şirket tarafından gerek sözleşmede gerekse internet sitesinde, sözü edilen 4 dönümlük arazinin de, site içinde bulunacağının ve sosyal ve sportif tesisler olarak kullanılabileceğinin taahhüt edildiğini, villanın bu koşullarla ve fiyatla satılması nedeniyle satış bedelinin de, taşınmazın değerinde ortaya çıkan eksiklik oranında indirilmesi gerektiğini ileri sürerek, taşınmazın değerinde meydana gelen eksikliğin tespiti ile, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, şimdilik 1.000,00 TL’nin, dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemişler; 16.06.2010 tarihli dilekçesi ile talebini 142.997,20-TL’ye çıkartmışlardır.
Davalı şirket, davacıların herhangi bir itirazda bulunmadan teslim tutanağını imzaladıklarını, İmar Kanunu uyarınca taşınmazın bir kısmının 9.6.2003 tarihinde zorunlu olarak Belediyeye terk edildiğini, teknik şartnamede sosyal ve sportif
tesislerin terk edilen bu alanda yapılmasının, Belediyeden kiralanması kaydına bağlandığını, basiretli bir tacirden beklenen tüm gayreti göstermelerine rağmen Belediyenin söz konusu yeri kamuya açık park alanı olarak düzenlediğini, olayda sözleşmenin 9.1. maddesinde belirtilen mücbir sebebin söz konusu olması nedeniyle de davacıların herhangi bir talepte bulunamayacaklarını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile, davalının sözleşme ile üstlendiği edimini eksik olarak yerine getirdiğinin tespitine, eksik ifa konutun değerinde düşüşe neden olduğundan 142.997,20-TL’nin satış bedelinden tenzili ile 1.000-TL sinin dava tarihi olan 02.10.2009 tarihinden itibaren, 141.997,20-TL sinin davanın ıslah tarihi olan 16.06.2010 tarihinden itibaren değişken yasal faiz oranı uygulanmak suretiyle hesaplanacak işlemiş faiziyle birlikte davalıdan alınarak tapudaki hisse oranlarına göre davacılara verilmesine, karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Mahkemece, davacıların talep edebilecekleri tazminat miktarı hesaplanırken taraflar arasındaki sözleşmede kararlaştırılan satış bedelinin esas alınması gerekir. Dairemizin yerleşmiş uygulamaları sözleşmedeki bedelin esas alınacağı şeklindedir. Mahkemece, bu konuda bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde konutun piyasa değeri tahmin ve takdir edilerek karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
3-Davacılar dava dilekçesinde, alacağın avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmişler; mahkemece, alacağın yasal faizi ile tahsiline karar verilmiştir. Davalı, tacir olduğuna göre taraflardan biri için ticari sayılan … diğer taraf içinde ticari sayılır. Buna göre alacağın avans faizi ile tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle, temyiz edilen hükmün davalı yararına BOZULMASINA,(3) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, 825,00 TL duruşma avukatlık parasının karşılıklı alınarak birbirlerine ödenmesine, peşin alınan 2.128.00 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 14.7.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.