YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/15807
KARAR NO : 2011/4820
KARAR TARİHİ : 30.03.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 8 parselde kayıtlı 10180 m2 miktarlı arsa ve üzerinde bulunan fabrika binasının 1/2 hissesinin satılması konusunda hisse sahibi davalı ile 31/01/2008 tarihli satış sözleşmesi imzaladıklarını,1/2 hissenin satış bedelinin 9.000.000,00 TL olduğunu, satış bedelinin tamamı ve satış anlaşmasında belirtilen borçların kendisine isabet eden 1/2’sinin karşılıkları olan bedellerin ilgili yerlere ödenmesine rağmen davalı tarafından tapuda devredilmediğini, 9.000.000,00 TL’yi ihtarnameye rağmen ödememesi üzerine aleyhine icra takibine geçildiğini, davalının haksız itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline ve takibin devamına, asıl alacağın %40’ından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, 31/01/2008 tarihli sözleşmenin iddia edildiğinin aksine gayrimenkul satış sözleşmesi olmayıp miras taksim sözleşmesi olduğunu, davacının sözleşmedeki mükellefiyetlerini yerine getirmediğini savunarak davanın reddini dilemiş ve %40’tan aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş;hüküm her iki tarafça temyiz edilmiştir.
1-Davacı, 31/01/2008 tarihli harici gayrimenkul satış sözleşmesi gereğince ödediği bedelin tahsili için başlattığı icra takibine vaki itirazın iptali istemiyle eldeki bu davayı açmıştır.Davalı, sözleşmenin miras taksim sözleşmesi olduğunu, davacının sözleşmedeki mükellefiyetlerini yerine getirmediğini savunmuştur.Mahkemece,31/01/2008 tarihli sözleşmenin miras taksim sözleşmesi olduğu ve davalıya isabet eden miras payının ancak davacı tarafça sözleşmede belirtilen 2010/15807-2011/4820
yükümlülüklerin eksiksiz olarak yerine getirilmesi halinde devir ve tescilinin yapılacağı, miras taksimine ilişkin sözleşmeye göre BK.nun 81. maddesine göre kendi edimini yerine getirmeyen davacının davalıdan edimlerini yerine getirmesini talep edemeyeceği, davacının sözleşmede belirtilen edimleri yerine getirmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında tanzim edilen 31/01/2008 tarihli satış anlaşmasının konu başlıklı bölümünde,”… MKE’nin veraset yolu ile ½ hissesini iktisap etmiş olduğu arsanın … “ AFE’ ye satması sözleşmenin konusunu oluşturur demektedir. Buradan anlaşılmaktadır ki, taraf kardeşler ortak murislerinden kalan sözkonusu taşınmazın ½’sini paylaşmayı açıkça kabul etmişlerdir. Satış sözleşmesinin konusunu da bir kardeşin hissesine düşen payın diğer kardeş tarafından haricen satın alınması oluşturmaktadır. Davacı ile davalı arasında murislerinden kalan taşınmazların paylaşılmasına yönelik 18.7.2008 tarihli Beşiktaş 11. Noterliği tarafından tanzim edilen, düzenleme şeklinde miras taksim sözleşmesi yapıldığı da anlaşılmaktadır. Davaya konu taşınmaz bu taksim sözleşmesinde yer almamıştır.O halde tarafların bu taşınmazın ½ paylaşımını kabul ettikleri sonucuna varılmaktadır. Bir davada maddi olguları ileri sürmek taraflara, bu maddi olgulara uygulanacak yasa maddelerini bulmak ve davanın hukuki nitelendirmesini yapmak doğrudan hakime düşen bir görevdir. (HUMK md.76)Açılan dava hukuksal nitelikçe tapulu taşınmazın haricen satışı nedeniyle tapu devrinin yapılmamış olması sonucu ödenen satış bedelinin tahsiline ilişkindir.Hal böyle olunca iddia ve savunma çerçevesinde işin esası incelenmeli, sonucuna uygun bir karar verilmelidir.Mahkemenin taraflar arasındaki sözleşmeyi miras taksim sözleşmesi olarak kabulü ve davacının BK.nun 81. maddesine göre kendi edimini yerine getirmediği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesis etmiş olması,usul ve yasaya aykırı olup;bozmayı gerektirir.
2)Bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA ikinci bentte açıklanan nedenle diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, peşin alınan 17,15 TL. temyiz harcının istek halinde taraflara iadesine, 30.3.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.