Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/15929 E. 2011/6394 K. 21.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/15929
KARAR NO : 2011/6394
KARAR TARİHİ : 21.04.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, emlakçı olan davalının kendisine ait taşınmazı vekil olarak 3.6.2008 tarihinde dava dışı Hayrullah Yeşilyurt’a 71.000TL bedelle sattığı halde 50.000TL’sini ödeyip kalan kısmını ödemediğini, 4.9.2008 tarihli ihtarname ile ödemesi için süre verdiğini, yine ödemeyince icra takibi başlattığını, davalının takibe de itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının icra takibine vaki itirazının iptali ile icra inkar tazminatı ödetilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-BK.nun 392.maddesi gereğince vekil olan davalının hesap verme yükümlülüğü olup aynı maddenin son bendi gereğince ödenmeyen satış bedeline satış tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekir. Mahkemece bu husus göz ardı edilerek temerrüt tarihinin 16.9.2008 olarak kabul edilip bu tarihten itibaren faize karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
3-İ.İ.K.’nun 67/2. maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun ödeme emrine itiraz etmesi ve davacının da mahkemede dava açarak haklı
2010/15929-2011/6394
çıkması yasal koşul olup, borçlunun kötü niyetle itiraz etmesi yasal koşullardan değildir. İcra inkar tazminatı işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı olarak alacağın likit ve belli olması gerekir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve belli olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. Açıklanan yasal kurallar ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Mahkemece değinilen bu yön gözardı edilerek davacının icra inkar tazminatının tahsiline ilişkin talebin reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm,davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. ve 3.bentte açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, 1.029.45 TL kalan harcın davalıdan alınmasına, peşin alınan 30.00 TL. temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 21.4.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.