YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/16129
KARAR NO : 2011/7085
KARAR TARİHİ : 03.05.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıların murislerinden intikal eden taşınmaz hisselerini 13.7.1994 tarihli ve neferde düzenlenen sözleşme ile satın aldığını ve satış bedelini ödediğini, ancak davalıların edimlerini yerine getirmediklerini ve açtığı tapu iptal-tescil davasının da reddedildiğini ileri sürerek, ödediği bedelin denkleştirici adalet ilkesi gereğince belirlenecek bedelinden şimdilik 50.000 TL.nın tahsilini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, 25.10.2007 tarihli kararla davacının ödediği bedelin denkleştirici adalet ilkesi gereğince dava tarihinde ulaştığı bedel tesbit edilerek taleple bağlı kalınmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiş, kararın davalılar temyizi sonucu dairemizce bozulması üzerine yapılan yargılamada taşınmazın raiç değeri hususunda bilirkişi raporu alınmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı eldeki davada fazlaya dair haklarını saklı tutarak, 50.000 TL.nin tahsilini istemiştir. Dolayısıyla eldeki dava kısmi dava niteliğinde bulunmaktadır. Dava, kısmi
2010/16129-2011/7085
dava oluncada tarafların hak ve yükümlülükleri ile davacının talep edebileceği tüm miktarın karar gerekçesinde belirlenerek, hüküm kısmında ise taleple bağlı kalınarak hüküm kurulması gerekir. Bir başka deyişle davacının talep edilebileceği azami miktarın gerekçede belirtilmesi zorunludur. Dava konusu olayda, dosya içinde bulunan bilirkişi raporlarından hangisine itibar edildiği, davacının talep edebileceği azami miktarın gerekçede gösterilmediği ve bu haliyle kararın ileride dava açılması halinde taraflar arasındaki uyuşmazlığı tam anlamıyla çözecek nitelikte bulunmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece yukarıda değinilen hususlar ve davacının ilk kararı temyiz etmediği hususu da gözetilerek, karar gerekçesinde davacının talep edebileceği azami miktarı göstererek ve taleple bağlı kalınarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davalıların diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent gereğince temyiz olunan kararın davalılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan 725.35 TL. temyiz harcının istek halinde … Kebapçılar’a iadesine, 3.5.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.