YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/16300
KARAR NO : 2011/8279
KARAR TARİHİ : 31.05.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, davalı şirketin kendileri aleyhine kira alacağı bulunduğundan bahisle iki tane icra takibi yaptığını, oysaki davalı şirkette yapılmış kira sözleşmesi bulunmadığını ve bu nedenle kendilerinden talepte bulunmayacağını ileri sürerek icra takiplerinin iptalini, ödenen 11.560,00 TL’nın tahsilini istemişlerdir.
Davalı, davacılara kiralanan taşınmazın malikinin kendisi olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, sözleşmede davalı şirketin taraf olmadığı, davacılardan talepte bulunmayacağı kabul edilerek, davacıların borçlu olmadıklarının tesbiti ile, ıslah talebide gözetilerek 13950 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dışı … ile davacı …’nin kiracı, diğer davacının kefil olduğu 6.7.2005 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin imzalandığı hususu ihtilafsızdır. Davacılar, davalı şirketin kiralayan sıfatının bulunmadığını ve bu nedenle kendilerinden talepte bulunmayacağını ileri sürmektedirler. Kira sözleşmesine konu olan taşınmazın malikinin davalı şirket olduğu tarafların kabulündedir. Kiralayan şahsın kiracıdan kira bedeli talep etme yetkisi bulunduğu gibi, kiralananın maliki olan kişinin de kira bedeli talep etme hak ve yetkisi bulunmaktadır. Bu bağlamda malik olan davalıda davacılardan talepte bulunma hakkına sahip olup, davacılar kiralayan …’e bir ödemede 2010/16300-2011/8279
bulunduklarını iddia ve ispat etmedikleri için davalıya karşı sorumludurlar. Öte yandan davalı şirketin davacılar hakkında İcra Tetkik Merciinde açtığı tahliye davası sonunda davacıların tahliyesine karar verilmiş ve karar 6.Hukuk Dairesine onanarak kesinleşmiş olup, 6.Hukuk Dairesince onanan karar nedeniylede davalının talepte bulunabileceğinin kabulü zorunludur. Mahkemece değinilen ba yönler gözetilerek davanın reddine karar verelmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 330,25 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 31.5.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.