YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/16343
KARAR NO : 2011/8282
KARAR TARİHİ : 31.05.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, … Devlet Hastahanesinin LNG (Sıvılaştırılmış doğalgaz) ihalesini kazandığını ve davalı ile 28.11.2007 tarihinde sözleşme imzalandığını, sözleşmede EPDK’nun 12.12.2006 tarihli kararı kapsamında fiyat farkı ödeneceğinin kararlaştırıldığını, ancak EPDK’nun 12.12.2006 tarihli kararının 1.1.2008 tarihi itibariyle kaldırıldığını ve fiyatların piyasada serbestçe belirlenir hale geldiğini, sözleşmede fiyat farkı verileceğinin hüküm altına alınmasına rağmen davalının fiyat farkı vermediğini ileri sürerek 119.973,77 TL fiyat farkı alacağının faizi ile birlikte tahsilini istemiştir.
Davalı, EPDK’nun 12.12.2006 tarihli kararının yürürlükten kalkması nedeniyle fiyat farkı verilmesi talebinin yasal dayanağının kalmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, sözleşmede fiyat farkı verileceğinin kararlaştırıldığı kabul edilerek ve bilirkişi raporu benimsenerek 106.846,29 TL’nun yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2010/16343 2011/8282
2-Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davalının teslim ettiği tüm LNG için fiyat farkı hesaplaması yapılmış bulunmaktadır. Ne var ki, davalı bilirkişi raporuna karşı beyanda bulunurken davacıya yapılan bir kısım ödemelerin fiyat farkıda hesaplanarak ve bedele ilave edilerek yapıldığını belirtmiş ve buna ilişkin olduğunu iddia ettiği belgeler sunmuştur. Ancak mahkemece davalının bu savunması üzerinde durulmamış ve herhangi bir inceleme, araştırma yapılmamıştır. Oysaki eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulması olanaklı değildir. Hal böyle olunca davalının bu savunması üzerinde durulup, davalıdan ve davacıdan bu husustaki diyecekleri ve delilleri sorulup alınmalı, gerekirse bu hususta bilirkişiden ek rapor alınması suretiyle hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmelidir. Mahkemenin değinilen bu yönü gözardı ederek yazılı şekilde karar vermiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, 31.5.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.