Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/1688 E. 2010/13372 K. 18.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1688
KARAR NO : 2010/13372
KARAR TARİHİ : 18.10.2010

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat …. gelmiş davalı adına gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, davalı kuruma gittiğinde tesadüfen 07.09.1992 tarihli abonelik sözleşmesine dayalı mesken aboneliğinden kaynaklanan 18.04.2007 tarihi itibariyle 23.906,76 TL borcunun olduğunu öğrendiğini,bu sözleşmeye ilişkin belgelerin bir suretini alarak incelediğini, sözleşme ve diğer belgeleri imzalayıp imzalamadığını hatırlamadığını, ancak o tarih itibariyle 17 yaşında ve reşit olmadığını, bu sözleşmeden dolayı kendisine borç doğmadığını,söz konusu adreste hiç oturmadığını ve sözleşmenin imzalandığı tarihte fiil ehliyetinin bulunmaması nedeniyle sözleşmenin batıl olduğunun belirterek, bu sözleşmeden dolayı borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.
Davalı, davacının abonelik işlemler ve başvurusunu bizzat yaparak takip ettiğini, bu durumun yapılan işlerin anlam ve sonuçlarını kavrayabildiğini gösterdiğini, davacının başvurusu üzerin gecekondusuna abonelik verildiğini, davacının abonelikten kısa süre sonra reşit olduğunu,reşit olduktan sonrada kullanmaya ve aboneliğe devam ettiğini belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş,hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı geçerli olmayan abonelik sözleşmesine dayalı olarak tahakkuk ettirilen elektrik tüketim bedelinden ve kaçak
Kullanımdan dolayı tahakkuk ettirilen kaçak kullanım bedelinden dolayı borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. Mahkemece sözleşmenin geçerli olduğunun kabulüne dair karar isabetli olup, Abone sözleşmeyi feshetmediği sürece tüketilen elektrik bedelinden sorumludur. Keza kaçak elektrik kullanımı bir haksız fiil olup, kaçak elektriği kullanan 3. kişinin fiilinden abone sorumlu tutulamaz. Dairemizin istikrarlı uygulaması da bu yöndedir. Öte yandan davacı normal kullanım bedelinden de sorumlu olmadığını ileri sürmüştür. Ne var ki davacı, abone sorumlu olmasına rağmen elektriği 3. kişi kullanmış ise kullanıldığı dönemdeki tarifeler yönetmeliği incelenerek yönetmeliğe göre fatura bedelinin ödenmediği durumlarda, borcunu ödemeyen abonenin elektriğinin hangi süre içinde kesilmesi gerektiği tespit edilerek, bu süreden önceki dönemden davacı abonenin tam sorumlu olduğu, daha sonraki dönemdende abone sorumlu olmakla birlikte bu tespit edilen sürenin sonunda elektriği kesmeyen davalıda zararın artmasına neden olmakla, BK. 98 maddesi yollaması ile aynı yasanın 44/1 maddesi hükmüne göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödeyenin durumunu ağırlaştırmış ise hakim tazminat miktarını hafifletebilir.
Açıklanan bu durum karşısında; Kaçak kullanım dışındaki normal kullanım nedeniyle mahkemece davacı abonenin borcunu ödemede gecikmesi nedeniyle elektriğin kesilmesi gereken tarih belirlenmeli, bu tarihe kadar tüketilen elektrik bedelinden davacının tam sorumlu olduğu kabul edilmelidir. Buna karşılık elektriğin kesilmesi gereken tarihten sonra tüketilen elektrik enerjisi ve bedelinden davalı müterafik kusurlu olarak sorumlu olduğundan bütün bu olgular gözetilerek bilirkişi incelemesi yaptırılarak, tarafların kusuru hakkında mahkemenin ve Yargıtay’ın denetimine elverişli rapor alınıp tahakkuk ettirilen elektrik bedelinden kusur oranına göre indirim yapılarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi, kaçak kullanım bedeli yönünden ise;kaçak elektriği 3. kişinin kullandığının tespiti halinde davacının bu haksız fiilden sorumlu olmadığı kabul edilerek sonucuna uygun karar verilmesi gerekir iken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararın BOZULMASINA,750,00 TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 18.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.