Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/16919 E. 2011/8203 K. 27.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/16919
KARAR NO : 2011/8203
KARAR TARİHİ : 27.05.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki meni müdahale tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleştirilen dosyaların reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, davalı bankadan aldığı DM cinsinden araç kredisine davalı …’nun kefil olduğunu, geri ödemede sıkıntıya düşünce araç galeri sahibi olan diğer davalı …’e rehin bırakarak bu kişiden borç para aldığını, kefil …’in kefaleten ödediği paranın tahsili için kendisi hakkında icra takibi başlattığını davalı …’in borcu ödemesi üzerine araç …’e teslim ettiğini araç değer kaybına uğradığı gibi araç kullanamadığı için zararının oluştuğunu ileri sürerek, şimdilik 100 TL maddi, 5000 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davacı, 2003/580 Esas sayılı dava dosyası ile de aracın dava tarihindeki rayiç değeri olan 15.000.000.000 TL’nin, araç kullanamamaktan … kâr kaybı olarak 31.680.000.000 TL’nin, ulaşım gideri kayıpları olan 4.788.500.000 TL’nin, araç ruhsatının gaspı nedeniyle ödenemeyen vergi ve gecikme cezaları için 3.000.000.000 TL’nin tahsiline karar verilmesini istemiş, bundan sonrada davalı Banka hakkında 2005/100 esas sayılı davayı açarak, kredi ana parasının kur farkından … taksit ödemelerinin mükerrer tahsilatından, taksitlerin kur farkından kasko tahsilatından … zararlar nedeniyle 35.000.0000.000 TL maddi tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiş; bu dosyalarda 2001/519 Esas sayılı ana dosya ile birleştirilmiştir.
2010/169192011/8203
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, asıl dava ve birleştirilen davaların reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. “Mevzuatları gereği tüketicilere nakit kredi vermeye yetkili olan banka, özel finans kuruluşu ve finansman şirketlerine” kredi veren olarak tanımlamıştır. T.K.H.K.nun 10. maddesi gereğince “Tüketici kredisi tüketicilerin bir mal veya hizmet edinmek amacıyla kredi verenden nakit olarak aldıkları kredidir” hükmü getirilmiştir. Aynı yasanın 23. maddesinin 1. fıkrasında ise “ bu kanunun uygulanmasıyla ilgili olarak çıkacak her türlü ihtilaflara tüketici mahkemelerinde bakılır” hükmüyle kanunun uygulanmasından doğacak ihtilaflara bakacak görevli mahkeme belirtilmiştir.
Somut olay değerlendirildiğinde, 1.12.2003 tarihli araç kredisi sözleşmesi TKHK’nun 10.maddesinde belirtilen kredi sözleşmesidir. Bu nedenle tüketici mahkemesi görevlidir. Mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, davanın esası hakkında hüküm tesisi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre, davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Birinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın bozulmasına, ikinci bentte açıklanan nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığını, 27.5.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.