Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/1699 E. 2010/5857 K. 29.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1699
KARAR NO : 2010/5857
KARAR TARİHİ : 29.04.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıdan 16 nolu dairenin kooperatif üyelik hakkını noterde yapılan sözleşme ile satın aldığını, ancak böyle bir dairenin bulunmadığının anlaşıldığını ileri sürerek, ödediği 40.900 YTL’nin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, noterde yapılan 21.10.2005 tarihli devir sözleşmesi ile kooperatif üyelik hakkını davalıdan satın aldığını, sözleşmede belirtilen 16 nolu dairenin bulunmadığının sonradan anlaşıldığını belirterek, ödediği bedelin tahsili talepli bu davayı açmıştır. Davalı, davanın kooperatife karşı açılması gerektiğini savunmuştur. Mahkeme, davacının kooperatif üyesi olduğu ve davalının edimini yerine getirdiği, bundan sonraki meselenin kooperatifle halledilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar vermiştir. Taraflar arasındaki kooperatif üyelik … devir sözleşmesi resmi şekilde yapıldığından geçerli olup, tarafları bağlar. Taraflar arasındaki noterde düzenlenen 21. Ekim 2005 tarihli Kooperatif üyelik … Devir Sözlemesinde soyut olarak kooperatif ortaklığından söz edilmemiş aksine devredilen ortaklık hakkının B2 Blok 3.kat 16 nolu daireye ait olduğu açıkça belirtilmiştir. Yapılan incelemede dava dışı kooperatifin inşa ettiği konutlar içinde B2 Blok 3.Kat 16 nolu dairenin bulunmadığı anlaşılmıştır. Böyle olunca, davacının akdi olan davalıdan satış bedelini talep etmesinde isabetsizlik yoktur.Mahkemece davanın kabulü gerekirken, yazılı şekilde reddi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 29.4.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.