YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/17108
KARAR NO : 2011/831
KARAR TARİHİ : 25.01.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalıya 19.000,00 TL ödünç verdiğini, davalının, Cumhuriyet Savcılığında verdiği ifadesinde de, kendisinden ödünç aldığını ikrar ettiğini, ancak alacağın tahsili için başlatmış olduğu icra takibine itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, %40 inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini Istemiştir.
Davalı, alacağın yasal delillerle kanıtlanması gerektiğini, davacının kendisine 19.200,00 TL borç verdiğini, buna karşılık kendisinden bir senet aldığını, borcunu ödeyerek senedi geri aldığını, bu nedenle davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının, alacağını kanıtlayacak yazılı bir belge ibraz etmediği, davaya dayanak olarak gösterilen, davalının Cumhuriyet Savacılığındaki ifadesinin, davalı tarafından da kabul edildiği, ancak bu borca karşılık davacıya senet verildiği, senedin davalı elinde olduğu, bu nedenle senet bedelinin ödendiğinin kabulü gerektiği belirtilerek, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalıya 19.200,00 TL ödünç verdiğini ileri sürerek, alacağın tahsili için başlatmış olduğu icra takibine yapılan itirazın iptalini istemiş, davalı ise, davacıdan ödünç aldığını kabul etmekle birlikte, borca karşılık davacıya senet verdiğini, ancak borcunu ödemek suretiyle senedi geri aldığını, davacıya borcu bulunmadığını
2010/17108 2011/831
savunmuştur. Davalının, bu şekilde ödünç ilişkisini kabul etmekle beraber, ödeme nedeniyle borcun ortadan kalktığını savunması karşısında, davada ispat yükü davalıya geçmiştir. Başka bir ifade ile, davacıdan 19.200,00 TL ödünç aldığını kabul eden davalının, ödeme konusundaki savunmasını yasal delillerle ispat etmesi gereklidir. Davalı ödeme savunmasını ispat konusunda, aldığı ödünç karşılığında davacıya verdiğini iddia ettiği senedi, karşılığını ödemek suretiyle geri aldığını belirterek, delil olarak da senet aslını mahkemeye ibraz etmiştir. Davacı ise, söz konusu senedin kendisi ile bir ilgisi olmayıp, davalı tarafından düzenlendiğini, senette herhangi bir imzasının bulunmadığını, borca karşılık daha önce kendisine böyle bir senet verilmediği gibi, ödeme nedeniyle davalıya iadesinin de söz konusu olmadığını ileri sürerek bu savunmaya karşı çıkmıştır. Gerçekten de, davalının dayandığı 17.11.2004 tarihli senedi düzenleyen ve senette borçlu olarak imzası bulunan bizzat davalının kendisi olup, böyle bir senedin, sözleşme ilişkisi kurulurken davacı alacaklıya teslim edildiği ispat edilemediği gibi, davalı borçlunun eline, ödeme nedeniyle geçtiği de ispat edilememiştir. Bu durumda davalı borçlu tarafından her zaman düzenlenmesi mümkün bulunan söz konusu senet, mahkemenin kabulünün aksine, senet bedelinin ödendiğini göstermeyeceğinden, dava konusu olayda ödeme savunmasının ispat edildiğinden de söz edilemez. Davalı, ödeme savunmasını diğer yasal delillerle ispat edememişse de, delillerini bildirmiş olduğu 25.5.2009 tarihli dilekçesinde, “her türlü yasal delil” demek suretiyle, “yemin” deliline de dayanmış olduğundan mahkemece, davalıya savunmasını ispat konusunda karşı tarafa yemin yöneltme hakkı bulunduğu hatırlatılarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün, temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 25.1.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.