Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/17190 E. 2011/10259 K. 28.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/17190
KARAR NO : 2011/10259
KARAR TARİHİ : 28.06.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı avukat olduğunu, davacı ve dava dışı şahısların ortak murislerine ait olan taşınmazlarla ilgili olarak açılan davaları takip ettiğini, ancak davacı ve dava dışı şahısların vekalet ücretinin ödemediğini, kendisini vekil tayin eden kişiler arasında müteselsil sorumluluk bulunduğunu ileri sürerek vekalet ücretinin tahsili için yaptığı icra takibine vaki itirazın iptalini istemiş, daha sonra davasını ıslah ederek alacak davacına dönüştürmüştür.
Davalı, ücretin tümünün kendisinden istenemeyeceğini, bir takım ödemeler yapıldığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, ıslah talebi dikkate alınmak suretiyle 5476 TL’nın 3.102.002, 2475 TL’nın 1.4.2003 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı eldeki davada, vekalet ücretinin ödenmediğinden bahisle önce itirazın iptalini istemiş, akabinde davasını alacak davasına dönüştürmüştür. Davacı davasını ıslah ederken verdiği 11.2.2010 tarihli dilekçede talebinin 7492 TL olduğunu bildirmiş ve 15.2.2010 tarihli dilekçe ile de 5476 TL ve 2475 TL istemiş, mahkemece de 5476 ve 2475 TL’nin kabulüne karar verilmiştir. Ne varki, mahkemece hükmedilen miktarın nasıl belirlendiği anlaşılamadığı gibi, hükme esas alındığı bildirilen bilirkişi raporundada, mahkemenin hükmettiği rakama ilişkin bir saptama bulunmamaktadır. Bu itibarla mahkeme kararının denetlenmesi 2010/17190-10259
olanaksız olup, bu şekilde karar verilmesi mümkün değildir. Öte yandan davacı, icra takibinde ve 11.2.2010 tarihli dilekçesinde 7492 TL’nın tahsilini istemesine ve bu talebi kendisini bağlamasına rağmen mahkemece talebi aşacak şekilde toplam 7951 TL’na hükmedilmesi de usul ve yasaya aykırıdır. Mahkemece değinilen bu yönler gözetilerek, hükmedilen rakamın nasıl ve hangi kıstaslar esas alınarak belirlendiğinin gerekçede tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirtilmesi ve hüküm kurulurken talebinde aşılmayacak biçimde hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
2-Yukarıda açıklanan bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bent uyarınca davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 118,10 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 28.6.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.