YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/17319
KARAR NO : 2011/8929
KARAR TARİHİ : 07.06.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı şirketin her türlü hukuki ihtilaflarının çözümü, dava ve işlerinin yürütülmesi, dilekçelerinin yazılması, hukuki danışmanlık, sözleşmelerinin hazırlanması için gerek kendisine gerekse yanında çalışan avukatlara davalı şirket tarafından vekâletname verildiğini, aralarında yapılan anlaşmaya göre açılacak tüm davalar ve yapılacak hukuki yardımlar karşılığı, davalara ilişkin yapılacak masraf ve giderler hariç 30.000 TL ile KDV’sinin peşin olarak ödeneceğinin kararlaştırıldığını, ayrıca takip edilen davalar ve icra takiplerinden elde edilecek vekalet ücretinin de kendisine ait olacağını, her türlü hukuki işlemleri yerine getirdiğini ve davaların takibini yaptığını, vekalet ücretine istinaden kendisine sadece 20.000 TL ödeme yapıldığını, kalan yasal vekalet ücretlerinin ve KDV’sinin ödenmediğini, şirket ortaklarından …., ‘in diğer hissedarların hissesini satın alarak şirketin hâkim ortağı olduğunu ve daha sonrada … 1. Noterliğinde düzenlenen 12.2.2008 tarih ve 3062 yevmiye numaralı Azilname ile haksız olarak vekaletten azledildiğini, bakiye ücretin tahsili için davalı şirket aleyhine yapmış olduğu icra takibine itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali ile inkar tazminatına hükmedilmesini istemiş; birleşen dava dosyası ile de, davalı şirket lehine takibini yaptığı bir kısım dava ve takip dosyalarında yasal vekalet ücretinin ödenmediğini, yapmış olduğu takibe de itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, asıl davada talep edilen akdi vekâlet ücretinden bakiye kalan 10.000 TL için davanın kabulüne, birleşen davada ise alacağın muaccel olmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, davalının vekili olarak takip ettiği ve haksız fesih nedeniyle ücretini alamadığı dava dosyalarına ait vekâlet ücretinin tahsili ile sözleşme gereği ödenecek bakiye vekâlet ücretinin tahsilini istemiştir. Davalı yan sözleşmenin haklı olarak feshedildiğini ispatlayamamıştır. Mahkemenin kabulü de bu yöndedir. Haksız olarak azledilen avukat, takip ettiği her dava için avukatlık ücretinin tamamına hak kazanır. (Avukatlık Kanunu 174/2 maddesi) Avukatın bu ücret alacağı kapsamında, müvekkili ile arasında yapılan ücret sözleşmesi gereğince hesaplanan vekâlet ücreti ile yasanın 164/son maddesi gereğince aksine sözleşme yapılmadığı için karşı tarafa yüklenen vekalet ücreti alacağınında avukata ait olacağında duraksama olmamalıdır. Avukatlık yasasının 164/son maddesinde açıklanan ve aksine sözleşme olmadığında avukata ait olacağı kabul edilen ücret alacağı yargılama ve icra gideri niteliğinde olduğundan ancak dava ve takip sonuçlandığında miktarı belli olur ve bundan sonra müvekkil tarafından hasımdan tahsili mümkün hale gelir. Müvekkilin vekiline ödeme borcu da hasım taraftan tahsil edilmeden doğmaz. Diğer bir anlatımla hasım taraftan henüz vekâlet ücreti alacağını tahsil etmemiş veya edememiş olan müvekkilden avukat bu alacağını isteyemez. Tahsil edilmiş olmasını beklemek durumundadır. Kural böyle olmakla birlikte, hâkim bu kurala sıkı sıkıya bağlı kalmamalı, Avukatlık Yasasının 164/son maddesine işlerlik kazandıracak şekilde her olayın özelliğine, durum ve şartlarına göre değerlendirme yapmalı, özellikle M.K.’nun 2. maddesinde ifadesini bulan hakkın kötüye kullanılmasına ve dürüstlük kurallarının ihlaline izin vermemeli, gerektiğinde müvekkilin dava veya takip sonucunda belirlenen bu ücret alacağını tahsil etmiş kabul etmeli, aksi halde bu nitelikteki ücret alacağına ilişkin istemi henüz muaccel olmadığından reddetmelidir. Bu itibarla mahkemece, davacının haksız azledildiği nazara alınarak az yukarıda açıklanan ilke ve açıklamalar ışığında araştırma ve inceleme yapılması, gerekirse yeni bir bilirkişiden rapor alınmak suretiyle hâsıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm, davacının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 17,15 TL. temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 464,00 TL kalan harcın davalıdan alınmasına, 7.6.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.