YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/17635
KARAR NO : 2010/17970
KARAR TARİHİ : 23.12.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar , tapuda 1947 tarih 33 sıra nolu ve 1946 tarih ve 13 sıra nolu parselleri noterde düzenlenen satış vaadi sözleşmeleri ile satın aldıklarını ileri sürerek adlarına tapuda tesciline karar verilmesini istemiş, yargılama aşamasındaki ıslah dilekçesi ile de, talebini bedele dönüştürerek, fazla hakları saklı kalmak üzere 100.000 TL.nin faizi ile ödetilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, tescil talebinin reddine, 100.000 TL. tazminatın yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, davalı …’dan noterde düzenlenen 20.5.1993 ve 20.12.1999 tarihli satış vaadi sözleşmeleri ile satın aldığı taşınmazların tapu devrinin verilmemesi nedeni ile bedelinin ödetilmesi isteği ile eldeki davayı açmıştır. Davaya konu 20.5.1993 tarihli satış vaadi sözleşmesinin davacılar ile davalı … arasında düzenlendiği ve 2010/17635-17970
428 nolu parselde gösterilen taşınmazın 50.000 metrekarelik bölümünün satışının vaad edildiği, 20.12.1999 tarihli satış vaadi sözleşmesinin ise davacılar ile dava dışı …arasında düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, her iki satış vaadi sözleşmesi ile satışı vaad edilen taşınmazların dava tarihi itibariyle belirlenen değerlerinden taleple bağlı kalınarak yazılı şekilde karar verilmiştir. Ancak, 20.12.1999 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinde satışı vaad edenin davalı … olmayıp dava dışı … olduğu ve vekaleten satıldığına ilişkin bir ibarenin de bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davalı bu satış vaadi sözleşmesinde taraf olmadığına ve sözleşmeden doğan hak ve yükümlülükler ile sözleşmeye ilişkin talep hakkının da sözleşmenin taraflarına ait bulunmasına göre, anılan 20.12.1999 tarihli satış vaadi sözleşmesine dayalı olarak davacının davalı …’a karşı talep hakkının bulunmadığının kabulü gerekir. Bu nedenle davacının 20.12.1999 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayalı tazminat isteğinin davalıya husumet düşmediğinden diğer bir diyişle pasif husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan 1. bent gereğince davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent gereğince temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 1.350,00 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 23.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.