Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/1770 E. 2010/8630 K. 15.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1770
KARAR NO : 2010/8630
KARAR TARİHİ : 15.06.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, davalıya ait …Pazarlama adlı işyerinde 9.11.2006 tarihinde işe başladığını, davalının, 10.000,00 YTL karşılığında ortaklık teklif ettiğini, ne var ki parayı ödemesine rağmen, işyerine ortak edilmediğini, davalının, … olduğu parayı faizi ile birlikte 11.200,00 TL olarak Ağustos 2008 tarihinde iade edeceğini taahhüt ettiğini, düzenlenen teminat senedinin, yediemin olarak Yılmaz Eren’e teslim edilip, kendisine de fotokopisinin verildiğini, alacağının sadece 2.000,00 YTL’lik kısmının ödenip, geri kalanının ise ödenmediğini ileri sürerek, bakiye 9.200,00 TL alacağının Ağustos 2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının ofis elemanı olarak başladığı işyerine, 10.000,00 TL karşılığında %25 oranında ortaklığı konusunda anlaştıklarını, davacının, getirmiş olduğu senedin teminat amacıyla yediemin Yılmaz Eren’e teslim edildiğini, ancak senedi kendisinin imzalamadığını, davacının, sadece 6.000,00 TL ödeyip, kalan miktarı ödeyemeyeceğini belirterek ortaklıktan vazgeçtiğini, aldığı tüm parayı davacıya iade ettiğinden, herhangi bir borcu kalmadığını, nitekim senedin aslının da kendisinde olduğunu savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, yapılan bilirkişi incelemesinde senetteki imzanın davalıya ait olmadığının belirlendiği gerekçesiyle, ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, ortaklık vaadi ile davalıya 10.000,00 YTL ödediğini, ancak ortaklığın gerçekleşmediğini ileri sürerek, … olduğu paranın iadesini istemiş, davalı ise, davacının sadece 6.000,00 TL ödediğini, senetteki imzanın kendisine ait olmadığını, ortaklığın gerçekleşmemesi nedeniyle aldığı tüm parayı davacıya iade ettiğini savunmuştur. Davacının fotokopisini ibraz ettiği, aslı ise davalı tarafından ibraz edilen senetteki imzanın, yapılan bilirkişi incelemesinde, davalının eli ürünü olmadığı belirlenmişse de, davalı, cevap dilekçesinde, “davacının 6.000,00 TL ödediğini, ancak bu parayı davacıya iade ettiğini” savunmuş olduğundan, bu miktarla ilgili davada ispat yükü davalıya geçmiştir. Başka bir ifade ile, davacıdan 6.000,00 YTL aldığını kabul eden davalının, ödeme konusundaki savunmasını da yasal delillerle ispat etmesi gereklidir. O halde, alınan paranın 2.000,00 TL’lik kısmının iade edildiği, davacının kabulünde olduğuna göre, mahkemece davalıdan, kalan 4.000,00 TL’nin davacıya iade edildiğine ilişkin, tüm delilleri sorularak, gerektiğinde “yemin” delili de hatırlatılmak suretiyle, sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: 1.bent gereğince davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 15.6.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.