YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/17857
KARAR NO : 2011/9826
KARAR TARİHİ : 22.06.2011
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki ayıplı mal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, asıl dava ve birleştirilen davada davalı …’dan 14.06.2006’da dubleks daire satın aldığını, 2007 yılının son aylarında alt katın tüm odalarının tavanında 15-20 cm genişliğinde siyah renkte ıslaklık ve küf meydana geldiğini, teras korkuluklarının çatladığını, davalının geçici olarak tavana strofor kapatması üzerine köşelerin sararmaya başladığını, davalı FMG Ltd. Şt.nin de müteahhit firma olması sebebiyle sorumluluğunun bulunduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000,00 TL nin faizi ile birlikte davalılardan tahsilini istemiştir.
Davalılar davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, asıl ve birleştirilen dava yönünden Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş, hüküm davacı ve davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 Sayılı Yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 2. maddesinde “Bu kanunun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiş, yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve
elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 Sayılı Yasa kapsamında kaldığının kabul edilebilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davacı, davalının sunduğu hizmetten birebir yararlanan tüketici vasfı ile eldeki davayı açmıştır. Davalı şirket ile davacı arasında harici de olsa bir sözleşme vardır. Taşınmazın tapuda davacı adına devredilmesiyle bu sözleşme geçerlik kazanmıştır. Davalı şirketin satışı geçerlik kazanmış olmakla şirket 4077 Sayılı Yasada tanımlanan satıcı kavramına uymaktadır. Davalı … ise özel yetkili mahkemenin yetkisine tabi olacaktır. 4077 Sayılı Yasanın 23. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilâfa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Mahkemece, Tüketici Mahkemesi sıfatıyla işin esası incelenerek, sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre davalıların temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 17.15 TL. temyiz harcının istek halinde davacıyac iadesine, 22.6.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.