Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/18016 E. 2011/6517 K. 25.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/18016
KARAR NO : 2011/6517
KARAR TARİHİ : 25.04.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R
Davacı, ağabeyi olan davalı ile sanayide bulunan davaya konu dükkanı kooperatif üyesi olarak aldıklarını, dükkan aidatının da iki kardeş tarafından yarı yarıya yatırıldığını, o tarihlerde yaşının küçük olması nedeniyle kooperatif üyeliğinin davalı üzerine yapıldığını üyelik aidatlarının ise birlikte ödendiğini, taraflar arasında 05.11.1995 tarihli, sözleşme yapıldığını , ortaklık sözleşmesine göre davalının tapuyu devretmeye yanaşmadığını Birkaç yıl önce iki kardeş ortaklığı bırakarak … yerini kapattıklarını hali hazırda dükkanın kapalı olduğunu belirterek, dava konusu dükkanın tapu kaydının ½ ‘nin iptali ile davacı adına teşciline, dükkanın içinde bulunana malzemelerinin 1/2’nin davacıya ait olduğunu tespitine, bu mümkün olmadığı takdirde dükkan ve malzemelerin yarı bedeli olan 10.000,00-TL’nin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla sözleşme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davaya konu dükkanı kendisinin satın aldığını,davalının 1983 yılında asker dönüşü … kuramaması nedeniyle kazanılacak gelire ortak olmak üzere işe aldığını, dükkandaki malzemelere de ortak ettiğini,davacının evlendikten sonra eşi ile arasında huzursuzluk çıktığını, davacının eşinin evine dönmesi için söz konusu sözleşmeyi yaptıklarını,gerçekte dükkanda davacının hissesi olmadığını belirterek davanın reddini dilemiştir.

2010/18016 2011/6517
Davalı yargılama aşamasında dükkandaki malzemeleri davacıya vermeyi kabul etmiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş,hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, kardeşi olan davalı ile yapılan yazılı sözleşmeye göre davaya konu dükkan ve içindeki malzemelerin yarı hissesinin kendisine ait olduğunu iddia etmiş,davalı ise yapılan sözleşmenin davacının eşi ile arasındaki huzursuzluğu gidermeye yönelik anlaşmalı bir işlem olduğunu,gerçekte taşınmazın tamamının kendisine ait olduğunu savunmuştur. Taraflar arasında düzenlenen 05.11.1995 tarihli “ortaklık sözleşmesi” başlıklı belgede davaya konu dükkanın ve içindeki malzemelerin taraflar arasında yarı yarıya ortak olduğu kararlaştırılmış olup,sözleşmedeki imzanın davalıya ait olduğu davalının kabulündedir.
HUMK. 293/1. maddesi gereğince kardeşler arasında yapılmış olan hukuki işlemler tanıkla ispat edilebilir. Ancak, HUMK. 290 maddesi gereği senede karşı ileri sürülen hukuki işlemleri senetle ispat zorunluluğu vardır. Senede bağlanmış olan her çeşit iddia, karşı savunma olarak ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler değeri ne olursa olsun tanık ispat olunamaz. Ancak senetle ispat olunabilir. Senede bağlanmış bir sözleşmenin tarafları, o sözleşmenin geçersiz olduğuna ilişkin savunmalarını da HUMK. 290 maddesi hükmü gereği ancak senetle ispat edebilir. Tarafların kardeş olması 290. maddede anılan kuralı ortadan kaldıracak bir sonuç doğurmaz. Davacı da tanık dinlenilmesine açıkça muvafakat etmediği için davaya konu sözleşmenin geçerli olduğu kabul edilerek sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
Sonuç;Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davacı yararına BOZULMASINA,aşağıda dökümü yazılı 1.25 TL. kalan harcın temyiz edenden alınmasına, 25.4.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.