Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/1810 E. 2010/5747 K. 26.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1810
KARAR NO : 2010/5747
KARAR TARİHİ : 26.04.2010

… ile … vekili avukat … ralarındaki dava hakkında … Tüketici Mahkemesinden verilen 27.11.2008 tarih ve 13-260 sayılı hükmün Dairenin 23.11.2009 tarih ve 7603-13665 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
KARAR
Davacı, davalıdan 18.8.2000 tarihli harici satış sözleşmesi ile 11.500.00 bedelle daire satın aldığını, davalıya satış bedelinin tamamını ödediği halde davalının yükümlüğünü yerine getirmediğini belirterek söz konusu bir adet apartman dairesi alacağının veya eşdeğeri bir apartman dairesinin davalı tarafından adına tapuda tescil yapılmış olarak teslim edilmesini bu mümkün olmazsa 1 adet apartman dairesi alacağının bedelinin ilk ödeme tarihinin baz alınarak ay be ay Işletilecek bileşik banka yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı sözleşmenin geçersiz olduğunu, sadece 5.000.00 TL ödeme yapıldığının savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, sözleşme geçersiz olduğu için davacının yaptığı ödemeyi istirdat edebileceği gerekçesiyle 11.500.00 YTL’nin dava tarihinden yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafça temyizi üzerine dairemizce karar onanmış davacı karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Davacı ile davalı arasında, davalının yapmakta olduğu binadaki 7 kat 20 nolu dairenin 11.500.00 TL bedelle davacıya satışı için yasanın öngördüğü şekil şartına uyulmadan 18.8.2000 tarihinde gayrimenkul satış sözleşmesi yapıldığı, 5.000.00TL’nin peşin ödenip bakiyesinin senetler düzenlenerek taksitler halinde ödendiği dairenin sözleşme tarihinden itibaren 24 ay içerisinde tesliminin ön görüldüğü alıcının satış bedelini ödediği halde davalının yükümlülüğünü yerine getirmediği dosya içeriğinden anlaşıldığı gibi bu hususlar mahkemenin kabulünde olup, bu maddi vakaların tespitine ilişkin 27.11.2008 tarihli mahkeme kararı davalı tarafça temyiz edilmeyerek kesinleşmiştir.
Mahkemece kabul edildiği üzere taraflar arasındaki gayrimenkul satış sözleşmesi resmi şekilde yapılmadığı için geçersizdir. Geçersiz satış sözleşmesinde taraflar ancak verdiklerinin iadesini sebebsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesini isteyebilir. Ancak sözleşme sebebsiz zenginleşme hükümlerine göre tasfiye edilirken denkleştirici adalet kuralı göz önüne alınmalıdır. Bu husus hakkaniyetin ve adaletin gereğidir. Bunun için satış bedeli olarak verilen paranın alım gücününü ilk ödeme tarihindeki alım gücüne ulaştırılması gerekir. Dairemizin istikrarlı uygulaması bu yöndedir. Davacının dava dilekçesinin içeriği ve sonuç kısmın da söz konusu (1) adet apartman dairesi alacağının veya eşdeğeri bir apartman dairesinin davalı tarafından tarafına (adına) tapuda tescil yapılmış olarak teslim edilmesini, bu mumkün olmazsa bir apartman dairesi alacağının bedelinin ilk ödeme tarihi baz alınarak ay be ay işletilecek birleşik banka yasal faiziyle birlikte tahsil edilmesi demek suretiyle satışa konu dairenin rayiç bedelini istemiştir. Kural olarak satış sözleşmesi geçersiz olduğu için davacı taşınmazın rayiç bedelini isteyemez. Ne varki çoğun içinde azda vardır kuralı gereğince davacı ödediği bedelin denkleştirici adalet ilkesi gereği tahsilini isteyebilir.
Yapılan bu açıklamalar doğrultusunda mahkemece davacının sözleşme gereği davalıya yaptığı ödemeler tutarı 11.500.00 YTL’nin ödendiği tarihler gözetilerek çeşitli ekonomik etkenler nedeniyle azalan alım gücünün (enflasyon, tüketici eşya fiyat endeksi, altın ve döviz kurlarındaki artışlar, memur maaş ve işci ücretlerindeki artışlar vs) ortalaması alınmak ve dava tarihindeki alım gücü bilirkişi kurulunca saptanarak bu miktara hükmedilmelidir gerekçesiyle hükmün davacı lehine bozulması gerekirken zuhulen onandığı bu defa yapılan inceleme ile anlaşıldığından davacının karar düzeltme talebinin kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin 2009/7603-13665 sayılı ve 23.11.2009 tarihli onama kararının kaldırılmasına hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle davacı lehine BOZULMASINA, 26.4.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.