YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/18322
KARAR NO : 2011/9096
KARAR TARİHİ : 09.06.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla)
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, dava dışı … ile davalı banka arasında imzalanan kredi kartı üyelik ve kredi kartı sözleşmesine müteselsil kefil olduğunu, ödenmeyen kredi kartı borçları nedeniyle davalı banka tarafından hakkında icra takibi başlatıldığını, sözleşmede kefalet miktarının belirtilmediğini, bu nedenle kefalet sözleşmesinin geçerli olmadığını ileri sürerek, icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline ve %40 kötüniyet tazminatının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne, %40 kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Borçlu tarafından açılan menfi tespit davasında İİK.nun 72.maddesi uyarınca icra takibinde bulunan alacaklı aleyhine tazminata hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olmasının yanı sıra kötüniyetli bulunması da şarttır. Diğer bir deyişle davalı alacaklının icra takibinde haksız olması tazminata hükmedilebilmesi için yeterli olmayıp ayrıca kötüniyetli bulunması gerekir. Davacı, bu davada davalının kötüniyetli olduğunu ispat edememiştir. Mahkemece, davalı aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın “Hüküm” başlıklı bölümünün (2). bendinde yazılı “Davalının davacı hakkında başlatmış olduğu takibin haksız ve kötüniyetli olduğu kabul olunduğundan icra takibine konulan 3.918,36 TL asıl alacak miktarının % 40 olan 1.567,34-TL kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine” cümlesinin karardan çıkartılarak yerine “Davalı aleyhine kötüniyet tazminatı hükmedilmesine yer olmadığına” sözlerinin yazılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 9.6.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.