YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/18353
KARAR NO : 2011/9098
KARAR TARİHİ : 09.06.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki muarazanın önlenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 458 ada 6 parselde bulunan otelin davalı … ile birlikte 1/2 maliki olduğunu, oteli 1985 yılında diğer davalı …’e kiraladıklarını, davalı …’in 2004 yılına kadar kira bedellerini ½ oranında ödediğini, 2004 yılında ise kira bedelinin 350,00 TL’sini kendisine 260,00 TL’sini ise davalı …’e ödeyeceğine dair taahhütname verdiğini ve ödemeleri ayrı ayrı yapmaya başladığını, ancak daha sonra tevdii mahalli yoluna giderek kira bedelini eşit paylarda ödemeye başladığını, bu nedende davalı … ile aralarında muaraza doğduğunu ileri sürerek, muarazanın giderilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı …, davanın reddini dilemiş, diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, davalı kiracının mecurun eşit oranda maliki olan davacı ve diğer davalı …’e ödeyeceği kira bedeli konusundaki muarazanın giderilmesi talebine ilişkin olup, davacı davalı kiracının kendisine daha fazla miktarda ödeme yapacağı taahhüdünde bulunduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Davalı …, davanın reddini talep etmiş, davacıya böyle bir taahhütte bulunmadığını savunmuştur. Mahkemece, davacının Sulh Hukuk Mahkemesi’ne 2009 yılında verdiği kira bedelinin tespitine ilişkin dilekçede diğer davalı … ile birlikte eşit olarak pay talep ettiği, kira bedelinin de bu şekilde tespit edildiği, böylece davalı …’in 2004 yılındaki taahhütnamesinin geçersiz hale geldiği, davacı ve davalı …’in dava konusu taşınmazda eşit oranda malik oldukları gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Davacının iddiasını yasal delillerle kanıtlaması gereklidir. Davalıların açık muvafakatı olmadığından, taraflar arasında HUMK’nun 293/1 Maddesinde sayılan akrabalık ilişkisi de bulunmadığından, HUMK.nun 288. maddesi gereğince miktar itibariyle olayda tanık dinlenemez. Davacı, davasını yasal delillerle ispat edememiştir. Ne var ki, davacı dava dilekçesinde açıkça ‘yemin’ deliline de dayanmış olduğundan bu konuda davacıya, karşı tarafa yemin yöneltmeye hakkı bulunduğu hatırlatılarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, mahkemece eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 17.15 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 9.6.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.