YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1843
KARAR NO : 2010/11667
KARAR TARİHİ : 16.09.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalılardan … Limited Şirketinden 2.5.2005 tarihinde satın aldığı … marka aracının aldığı tarihten itibaren farklı arızalarla sürekli yolda kaldığını bildirerek araç bedeli olarak ödediği 26.118,82 TL nin 2.5.2005 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka faizi ile tahsili,bu kabul edilmediği takdirde ayıpsız misli ile değişimini talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kabulü ile aracın iadesi ile ödenen araç bedeli 26.118,82 TL nin 2.2.2005 tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı ve davalıların sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı ayıplı araç için ödediği bedelin en yüksek banka faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiş, mahkemece araç bedelinin yasal faiziyle tahsiline karar verilmiştir. En yüksek banka faizinin avans faizi olarak yorumlanarak ödenen araç bedelinin avans faizi ile tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yasal faiz ile tahsiline karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
3-Dava konusu aracın halen davacının kullanımında olduğu anlaşılmakla aracın davalılara teslim tarihinden itibaren
2010/1843-11667
araç bedelinin faizi ile tahsiline karar verilmesi gerekirken ödeme tarihi kastedilerek, üstelik ödeme tarihi de yanlış belirlenerek 2.2.2005 tarihinden itibaren faiz işletilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
4-Davacının araç bedelinin tahsili talebi kabul edildiğinden dava değeri üzerinden davacı yararına nisbi ücreti vekalete hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde 250 TL vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Nevar ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HMUK.un 436/2 maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ:Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle tarafların sair temyiz itirazlarının reddine, 2. ve 3.bentte açıklanan nedenlerle kararın 1.bendinin silinerek yerine “dava konusu aracın davacı tarafından davalılara iadesi halinde,ödenen 26.118,82 TL araç bedelinin iade tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine“ cümlesi yazılmasına,4.bentte açıklanan nedenle davacı vekili yararına takdir edilen 250.TL ücreti vekalete ilişkin cümlenin hüküm fıkrasından silinerek yerine “davacı vekili yararına 3.611,8 TL nisbi ücreti vekaletin davalılardan tahsiline” cümlesi yazılarak kararın düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde taraflara iadesine, 16.9.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.