YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1850
KARAR NO : 2010/8677
KARAR TARİHİ : 15.06.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile yaklaşık 5 yıl boyunca beraber arı yetiştiriciliği yaptıklarını, kendisinin daha sonra arı işini bırakmaya karar verdiğini ve kendisine ait olan 300 kovan arıyı toplam 36.000.YTL’ye 30.05.2004 tarihinde sözlü olarak anlaşarak davalıya sattığını, borcun vadesi geldiğinde davalının ödeme yapmadığını, kısmen 2.000. TL’lik ödeme yaptığını, diğer kısmın kaldığını, kalanı için bir adet senet imzalayıp kendisine verdiğini, senedi ayakta elinin içine alarak imzaladığını, senedin de vade tarihi olan 30.05.2005 geldiğinde ödemediğini, icra takibi başlattığını, davalının … İcra Mahkemesinde imzaya itiraz davası açtığını, mahkemenin imza incelemesi yaptığını, davalıdan oturarak ve ayakta imza örnekleri alındığını, ancak imza örneklerinin davalının senedi imzaladığı gibi ayakta ve elinin içinde alınmadığını, Adli Tıp Fizik İhtisas Dairesinin yaptığı incelemede imzanın 8 yönden davalının imzası ile benzerlik taşıdığı, ancak kesin olarak davalının eli ürününün olup olmadığı konusunda ileri bir tespit yapılamadığını rapor olarak mahkemeye sunduğunu, mahkemenin dar yetkili bir mahkeme olması nedeniyle senetteki imza üzerinde daha ayrıntılı bir tetkik yaptırmayarak davanın kabulüne karar verdiğini, kararın Yargıtay tarafından onaylandığını, bu kararın sadece takip hukuku kapsamında verilen bir karar olduğunu, alacak ilişkisini ve bununla ilgili maddi olayları söz konusu senet ve ilgili diğer delillerle ispat etmek istediğini belirterek 34.000.YTL alacağın 30.05.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
2010/1850-8677
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı ile ortak arı işi yaptıklarını, daha sonra kendisinin işi bırakarak kovanlarını davalıya şifahi sözleşme ile sattığını, satış bedeline karşılık verilen senedin ödenmemesi üzerine yaptığı icra takibinin davalı-borçlunun şikayeti üzerine iptal edildiğini, mercide alınan imza incelemesine yönelik bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu belirterek alacağının tahsiline yönelik eldeki davayı açmıştır. Mahkemece, … İcra Mahkemesinin 2005/48-2006/23 esas ve karar sayılı dava dosyası ve alacağa dayanak senede ilişkin imza incelemesinin buraca Adli Tıp Kurumuna yaptırtılmış oluşu, yeniden imza incelemesine ilişkin rapor alınmasının gerekli olmadığı, davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Gerçekten, … İcra Mahkemesi dosyası içinde bulunan Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin 2.2.2006 tarihli raporuna göre, “…gerek inceleme konusu senetteki borçlu imzasının gerekse …’ın mukayese imzalarının önemli tanı unsuru içermeyen basit tersimli polimorf imzalar oldukları, mevcut koşullarda yapılan karşılaştırmada aralarında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından kısmi benzerlikler görülmekle birlikte söz konusu imzanın adı geçenin eli ürünü olup olmadığı hususunda daha ileri bir tespite gidilemediği…” hususunun belirlendiği anlaşılmıştır. Adli Tıp Kurumu raporuna davacının itiraz ettiği ve raporda kesin sonuca varılamadığı bildirildiğine göre, hukuk davalarında Adli Tıp Kurumu son inceleme merci de olmadığından, yeniden inceleme yaptırılması gerekir. İcra Mahkemesinde alınan raporla yetinilerek karar kurulamaz. Öyle olunca, üniversitelerin Güzel Sanatlar Fakültesinden oluşturulacak konusunda uzman bilirkişi kurulu aracılığıyla, davaya konu senedin altındaki imzanın aidiyeti konusunda inceleme yaptırılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanlış değerlendirme ve eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 15.6.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.