Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/18554 E. 2011/11440 K. 13.07.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/18554
KARAR NO : 2011/11440
KARAR TARİHİ : 13.07.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının avukat olduğunu ve bir müteahhitle aralarındaki uyuşmazlık nedeniyle vekilliğini üstlendiğini, 01.09.1998 tarihli avukatlık ücret sözleşmesine göre yapılacak tüm işlere karşılık 1.500,00 TL ödeneceğinin kararlaştırıldığını, belirlenen miktarın 300,00 TL sını peşin ödediğini, aradan uzun zaman geçmesine rağmen davalının açılan dava ile ilgili kendisine bilgi vermekten kaçındığı için eşi ile davalının bürosuna gittiklerinde davalı tarafından kovulduklarını, bunun üzerine davalıyı 05.08.1999 tarihli azilname ile azlettiğini, davalının da avukatlık ücret sözleşmesini icra takibine koyduğunu, takibin kesinleştiğini ileri sürerek, icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespiti ile % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, azil işleminin haksız olduğunu, ücret sözleşmesi dışındaki bir takım davaları davacı adına takip ettiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının davalıya 700,00 TL borçlu olduğunun tespitine, bu bedelin davalıya ödenen 4.000,00 TL den mahsup edilerek kalan ödemenin davalıya ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline, alacaklının haksız ve kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin 2010/18554-2011/11440
takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Mahkemece, davacı tarafından açılan davanın kısmen kabulüne karar verildiğine göre kendisini davada vekil ile temsil ettiren davalı yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 1.000,00 TL vekalet hükmedilmesi gerekirken, davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK.’nun 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2.bent gereğince mahkeme kararının hüküm fıkrasına ‘Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden davanın reddedilen kısmı üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine cümlesinin eklenmesine, kararın değiştirilmiş ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan 180,00 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 13.7.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.