Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/1868 E. 2010/14055 K. 28.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1868
KARAR NO : 2010/14055
KARAR TARİHİ : 28.10.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekilleri avukat …… ve avukat …… ile davacı vekili avukat …..’nın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalı şirketin avukatı olarak dava dışı …şirketine karşı komisyonculuk sözleşmesinin feshi ve cari hesaba dayalı alacak davasını açıp sonuçlandırdığını ve 4.10.2004 tarihli ücret sözleşmesinin düzenlendiğini, ancak davalının muvafakatı dışında başka avukatlara vekalet vererek sulh sözleşmesi yaptığını, ihtara rağmen vekalet ücretinin ödenmediğini bu nedenlerle güvenini sarstığından 26.3.2008 tarihinde istifa ettiğini ileri sürerek, takip edip sonuçlandırdığı bu dava için ödenmeyen vekalet ücretinin tahsilini istemiş, birleşen dava ile de taip ettiği diğer dava ve hukuki hizmetleri için fazla hakları saklı kalarak 41.965 TL.nın faizi ile ödetilmesini istemiş, ıslah ile talep sonucunu artırmıştır.
Davalı şirket, davacı avukatın istifasının haksız olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, asıl dava açısından 15.831 TL.nin faizi ile tahsiline, birleşen dava açısında da 48.401 TL.nın faizi ile tahsiline karar verilmiş; hüküm davalı şirket tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalının asıl dava açısından temyiz itirazlarının incelenmesinde; davacı avukatın davalı şirketten aldığı 19.8.2004 tarihli vekalet ile dava dışı şirket aleyhine sözleşmenin feshi ve cari hesap alacağına ilişkin dava açıp takip ettiği, düzenlenen 4.10.2004 tarihli ücret sözleşmesi ile ne şekilde ücret ödeneceğinin kararlaştırıldığı, davalı şirket tarafından 18.1.2007 tarihinde davadan feragat edilince, feragat nedeni ile davanın reddine karar verildiği ve davacı avukatın 26.3.2008 tarihinde vekillikten istifa ettiği dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Kararlaştırılan ücret sözleşmesine göre, davacı avukatın hakettiği ücret davalı tarafça davacıya gönderilen 29.2.2008 tarihli ihtarda da kabul edildiği üzere 26.384 TL ile karşı yan vekalet ücreti 16.696 TL.nin toplamı 43.081 TL. olup, bu husus mahkemenin de kabulündedir. Ancak, mahkemece davalı tarafından davacı avukata ödenen tutarların mahsubu yapılırken yanlış hesaplama yapıldığı anlaşılmaktadır. Öyle ki, davalı şirket tarafından davacı avukata 2000 TL.nakit, 6.855 TL. mahkemece iade edilen harç tutarı, 15.000 TL. üç adet çek ile yapılan ödeme ile banka havalesi ile gönderilen 16.800 TL. masraf avansından, harcanan tutarların mahsubu ile davacı yedinde kalan bakiye tutar 6.027 TL. toplam 29.882 TL.nin vekalet ücreti toplamından indirilmesi halinde davacı avukata ödenmesi gereken tutarın 13.198 TL. olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece, yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde asıl dava açısından fazla vekalet ücretine karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan 1. bent gereğince davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent gereğince temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, 750,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan 867.25 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 28.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.