Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/18791 E. 2011/8903 K. 07.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/18791
KARAR NO : 2011/8903
KARAR TARİHİ : 07.06.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, kendileri tarafından işletilen kum ocağından davalı şirkete 39.990 TL bedelli kum sattıklarını, davalının ihtara rağmen de bedeli ödemediğini ileri sürerek, 39.990 TL.nın tahsilini istemiştir.
Davalı, davacı ile kum alışverişi yapan şirketin kendileri olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalının kumu satış sözleşmesi ile değil, takas sözleşmesi ile teslim aldıkları ve kum karşılında beton kilit taşı verdiklerine dair beyanının nitelikli bileşik ikrar olduğu, davacının ilişkinin satış sözleşmesi olduğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı eldeki davada, davalıya sattığı ve teslim ettiği kum bedelini istemektedir. Davalı, cevap dilekçesinde (16.3.2010 tarihli dilekçe), davacı ile kum ve beton kilitli parke alışverişi yapan şirketin dava dışı…Tic. Ltd. şti olduğunu belirtmiş, davalı vekili de 16.3.2010 tarihli duruşmada, davacı … ile kendileri arasında takas sözleşmesi yapıldığını ve dava dilekçesinde ileri sürülen kumu teslim aldıklarını, ancak karşılığında da beton kilitli parke taşının davacıya teslim edildiğini, dava dışı…Ltd. Şti ile kendilerinin aynı gruba bağlı şirketler olduğunu beyan etmiş, mahkemece de davalı şirketin bu savunması vasıflı ikrar olarak kabul edilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Hemen belirtmek gerekir ki, davalının kabulü ile davacı tarafından ileri sürülen miktar ve bedeldeki kumun davalıya teslim edildiği ispatlanmış bulunmaktadır. Davaya konu kumu teslim aldığını kabul eden davalı şirketin takasa dair savunması vasıflı ikrar olarak kabul edilemez. Zira, satım sözleşmesinin varlığı tarafların beyanları ile sabit olup, davalı aldığı kum bedelini ödemekle yükümlüdür. Öte yandan, davalı kendisi ile davacı arasında takas sözleşmesi bulunduğunu iddia etmemiş, dava dışı…Ltd. Şti ile davacı arasında takas ilişkisi bulunduğunu savunmuş olup, dava dışı…Ltd. Şti ayrı bir tüzel kişiliğe sahip olduğundan davacı ile…arasındaki ilişki, davacı ile davalı arasındaki satım sözleşmesini etkilemez. Hal böyle olunca, davalının kabulünde olan bedeli ödemesi gerektiğinin kabulü zorunludur. Mahkemece değinilen bu yönler gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 17.15 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 7.6.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.