YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/18880
KARAR NO : 2011/9767
KARAR TARİHİ : 21.06.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ve dahili davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, eşinin 1993 yılında vefat etmesinden sonra, o zamanlar bekar olan davalı kızıyla birlikte yaşamaya başladığını, kendisine ölünceye kadar bakacağını vaad eden davalıya 50.000,00 TL verdiğini, ancak davalının kendisine bakmadığını, 2004 yılında da evlenerek …’ya taşındığını, bu şekilde sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 50.000.0000.000 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kanıtlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş, hüküm, yargılama sırasında vefat eden davacının, davayı devam ettiren mirasçılarından … ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, … tarafından 10.5.2005 tarihinde açılmış olup, davacının yargılama sırasında 12.6.2007 tarihinde vefat etmesi üzerine, mirasçılarından …, …, … ve …, vekilleri aracılığıyla davayı devam ettirmişlerdir. Ne var ki dosyada mevcut olan veraset ilamına göre, …’nın toplam on mirasçısı bulunmakta olup, davayı devam ettiren mirasçılarının dışında, altı mirasçısının daha bulunduğu, bu mirasçıların davaya muvafakatlarının alınmadığı gibi, vekaletnamelerinin de ibraz edilmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda …’nın, …, …, … ve …’nın dışında kalan diğer mirasçılarının davaya muvafakatlarının sağlanması ya da adı geçenin terekesine temsilci tayin ettirilmesi, davanın görülebilmesi için ön koşuldur. O halde mahkemece, diğer mirasçıların davaya muvafakatlarının sağlanması, 2010/18880 2011/9767
ya da … terekesine gorevli mahkemede Medenı Kanunun 640. maddesi hükmü gereğince temsilci tayin ettirilmesi için davacı tarafa süre verilmeli, tüm mirasçıların davaya muvaffakatı alındıktan sonra, terekeye temsilci atanması durumunda ise tereke temsilcisinin huzuru ile davaya devam edilmelidir. Açıklanan hususlar gözardı edilerek, davanın görülebilmesi için gerekli olan bu ön koşul yerine getirilmeden yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ: 1. bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün bozulmasına, 2. bent gereğince tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 13.7.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.