YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1917
KARAR NO : 2011/2553
KARAR TARİHİ : 22.02.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki hakem kararına itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulunü kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, davalıya ait altı otelin yenilenmesi veya yıkılarak yeniden inşası ve dekore edilmesine yönelik projenin yönetim hizmetlerinin verilmesi için 15.01.2002 tarihli “Proje Yönetimi Sözleşmesi” imzalandığını, sözleşmeden kaynaklanan bir uyuşmazlık çıkması halinde tahkim yolu ile çözümlenmesinin hüküm altına alındığını, projenin başarılı bir şekilde yürütülürken davalının iç ilişkisinde otelleri satma kararı aldığını, hukuki ve haklı nedenler olmadığı halde 04.08.2005 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi fesih ettiğini bildirdiğini, maddi ve manevi zararları ile ilgili açılan davada sözleşmenin tahkim ile ilgili hükmü gereğince oluşturulan hakem heyetinin 17.01.2008 tarihli kararı verdiğini, ancak, hakem heyetinin gerek sözleşmenin nitelenmesinde gerekse, zarar ve tazminat kalemlerinin hesaplanmasında hataya düştüğü gibi, bazı talepleri hakkında da karar verilmediğini ve talep dışına çıkıldığını ileri sürerek, hakem kararının HUMK çerçevesinde verilmiş bir karar olduğu kabul edilirse dava dosyasının Yargıtay’a gönderilmesini, şayet 4686 Sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu çerçevesinde bir karar olduğu kabul edilirse bazı kısımlarının iptalini istemiştir.
Davalı, tahkim sözleşmesinde belirlenen usul kurallarına uyulmadığını, davacıların tek başına husumet ehliyetlerinin bulunmadığını, davacıların sözleşmeye aykırı eylemleri nedeniyle sözleşmenin haklı nedenlerle feshedildiğini savunmuş, birleşen davada da, hakem kararının bazı bölümlerinin iptalini istemiştir.
Mahkemece, incelemenin 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu çerçevesinde yapılması gerektiği, hakem heyetince davacıların bir kısım talepleri hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmediği, talep edilen para birimi USD olduğu halde YTL olarak hüküm kurulmasının ve davalı harçtan muaf olduğu halde, harç ile sorumlu tutulmasının da isabetsiz olduğu sonucuna varılarak asıl ve birleşen dava kısmen kabul edilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle 4686 Sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu’nun 3. maddesi gereğince mahkemece yine anılan yasanın 15. maddesi kapsamında inceleme yapmasında bir isabetsizlik bulunmaması karşısında davalının tüm, davacıların aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Yukarıda da kısaca özetlendiği gibi dava, hakem heyetince verilen kararın 4686 Sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu’nun 15. maddesi gereğince kısmen iptaline ilişkin olup, davacılar, tazminat taleplerinin USD bazında olduğu halde, hakem heyetince talep dışına çıkılarak YTL olarak hüküm kurulduğunu ileri sürerek, buna ilişkin kararın da iptalini istemişlerdir. Mahkemece, davacıların davada USD olarak talepte bulundukları, hakem heyetince talep dışına çıkılarak YTL olarak tahsile karar verilmesinin yasaya aykırı olduğu sonucuna varılarak buna ilişkin talep ve dava kabul edilmiş ise de, hakem heyetince yabancı paranın tahsiline ilişkin hükmün BK.’nun 83. maddesine aykırı olduğu söylenemez. Gerçekten de BK’nun 83. maddesi hükmüne göre, mevzu para olan borç memleket parası ile ödenir ve akit tediye mahallinde kanuni rayici olmayan bir para üzerinden varit olmuş ise akdin harfiyen icrası “aynen ödemek” kelimeleri veya buna muadil sair tabirat ile şart edilmiş olmadıkça borç vadenin hulülü günündeki rayici üzerinden memleket parası ile ödenebilir. Somut olayda, yabancı para alacağının aynen ödeneceği hususunda bir kararlaştırma bulunmamaktadır.
Bu durumda Hakem Heyetince hüküm altına alınan yabancı para alacağının fiili ödeme günündeki TL karşılığına hükmedilmesinde isabetsizlik yoktur. Bu şekildeki karar talep aşımı olarak da nitelendirilemez. Kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden 2010/1917 2011/2553
yargılamayı gerektirmediğinden HUMK’nun 438/7 maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanması cihetine gidilmesi gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle davacının tüm, davalı-birleşen davanın davacısının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, kararın hüküm fıkrasının altıncı beninde yer alan “… Davacı talebi olan dava edilen alacakları Türk parası olarak hüküm altına alınmış olması ve “ ibarelerinin hükümden çıkarılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 2.80 TL kalan harcın davacılardan alınmasına, 22.2.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.