Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/2237 E. 2010/10643 K. 15.07.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2237
KARAR NO : 2010/10643
KARAR TARİHİ : 15.07.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, avukat …’un mirasçıları olduklarını, 28.5.2008 tarihinde vefat eden murislerinin davalının avukatı olduğunu, yazılı bir sözleşme olmaksızın davalının vekili olarak görev yaptığını bildirerek AAÜT’e göre hesaplanacak en az 35.692,49 TL ücret alacağının bulunduğunu bildirerek şimdilik 15000 TL ücret ve 194 TL ihtar giderinin temerrüt tarihi olan 22.8.2008 tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmişlerdir.
Davalı sözlü anlaşmalarına göre eskiden beri başarı şartına bağlı olarak ücret ödendiğini, bu yüzden eski uygulamanın araştırılması gerektiğini ayrıca davaların henüz derdest olduğunu sonucunun beklenmesini ve takdiren indirim yapılmasını talep etmiştir.
Mahkemece davanın kabulü ile 26.11 TL ücret alacağı haklarının olduğu, talep gibi 15.194 TL ücret alacağının temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmiş,hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacıların murisi olan avukat Nedim Aksoy’un davalının vekili olup 28.5.2008 tarihinde vefat ettiği, davalı ile aralarında yazılı ücret sözleşmesi olmadığı, eskiden gelen vekaletnamesinin bulunduğu, Kuşadası 2.AHM 2004/455, 2006/146, Kuşadası 1.AHM 2004/540, 2005/268, … 1.İdare Mahkemesinin 2006/2101 esaslı ve Kuşadası 2.AHM
2006/16 Değişik … sayılı dava dosyalarını takip ettiği, bunlardan tesbit dosyası ile idare mahkemesi dosyasının sonuçlandığı, diğerlerinin derdest olduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Davalı ile vekili avukat arasındaki vekalet ilişkisi ölümle son bulmuştur. Dolayısı ile vekalet ücreti alacağı da ölümle muaccel olmuştur. Sağlığında takip ettiği dava ve işlerle ilgili olarak davalı tarafından bir kusuru,güven ve özen ilişkisine aykırı bir eylemi olduğu ileri sürülmemiştir. Ancak vekil tarafından takip edilen davalar henüz derdest olup, vekilin ölümü üzerine davalı yeni bir avukat tutmak durumunda kalmıştır. Bu durumda vekil-müvekkil ilişkisinin tarafların bir kusuru olmaksızın, ölümle son bulmuş olması nedeniyle vekil avukatın davalı adına takip ettiği dava ve işlerin herbiri itibarıyla, davaların geldiği safha, sarfettiği emek ve mesaisi gözetilerek ve vekilin ölümü nedeniyle derdest olan davalar için davalının tekrar avukat tutması ve ona da vekalet ücreti ödeyecek olması hususlarıda gözetilerek hak ve nesafet ilkeleri doğrultusunda davacıların talebi de aşılmamak suretiyle makul bir vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açılanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 15.7.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.