Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/2282 E. 2010/11895 K. 22.09.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2282
KARAR NO : 2010/11895
KARAR TARİHİ : 22.09.2010

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak-menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı-karşı davalı avukatınca duruşmalı olarak istemiş ise de, duruşma pulu alındağına dair bilgi ve belge olmadığından duruşma isteğinin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, davalıya daire sattığını, ancak davalının bakiye bedel olan 1142 Doları ödemediği gibi çevre düzenlemesi ve asansör yapımı için verdiği 2.500.00 TL bedelli bonoyuda ödemediğini ileri sürerek 1142 Dolar karşılığı 2.397.00 TL, bono bedeli 2.500.00 TL ile birikmiş faizler toplamı 3.987.00 TL olmak üzere toplam 7.920.00 TL.nin tahsilini istemiştir.
Davalı, daire bedelinin tamamını ödediğini, asansör henüz yapılmadığı için senet bedelinin istenemeyeceğini savunarak davanın reddini dilemiş, karşı dava olarak da dairenin geç teslimi nedeniyle oluşan kira kaybından şimdilik 5.000.00 Tl ile 5.000.00 TL manevi tazminatın tahsilini 1142 dolar borcunun olmadığının tesbitini istemiştir.
Mahkemece, alınan bilirkişi raporu benimsenmek suretiyle asıl davada 1142 dolara ilişkin talebin reddine 2.500 TL bono bedelinin faiziyle davalı karşı davacıdan tahsiline, birleşen davada ise davalı-karşı davacının 1142 dolar borçlu olmadığının tesbitine, manevi tazminat isteminin reddine, 12420.00 TL kira tazminatının tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı-karşı davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı-karşı davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2010/2282-11895
2-Davacı-karşı davalı eldeki davada; davalı-karşı davacının daire satış bedelinden bakiye 1142 doları ödemediğini ileri sürerek bu miktarında tahsilini istemiş, davalı bu miktarında ödendiğini savunmuş, mahkemece ek sözleşmede tüm bedelin ödendiğinin belirtildiği gerekçesiyle bu kalem istek de reddedilmiştir. Ne var ki, davacının davada yemin deliline de dayandığı ve bu bağlamda 1142 dolar yüzünden 22.10.2009 tarihli dilekçe ile davalı-karşı davacıya yemin teklif ettiği ve ancak mahkemece bu hususta herhangi bir işlem yapılmadan karar verildiği anlaşılmaktadır. Yemin kesin delil olup, gereğinin yerine getirilmesi zorunludur. Davacı yemin deliline dayanıp bu hususta yeminde teklif ettiğine göre, mahkemece 1142 doların ödenip ödenmediği hususunda davalı-karşı davacıya meşruhatlı davetiye çıkarılarak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekir. Mahkemenin değinilen bu yönü gözardı ederek yazılı şekilde hüküm kurmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davacı-karşı davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca temyiz olunan kararın davacı-karşı davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 259.00 TL temyiz harcının istek halinde iadesine, 22.9.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.