YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2373
KARAR NO : 2010/10132
KARAR TARİHİ : 07.07.2010
MAHKEMESİ : … 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıya 10.10.2006 tarihinde banka havalesi ile 50.000 Euro para gönderdiğini, borcun ödenmemesi üzerine icra takibi yaptığını, takibe haksız olarak itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali ile inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, davacı ile herhangi bir ticari veya borç ilişkisinin olmadığını,dava dışı … isimli kişi ile davacının kredi sözleşmesi imzaladığını,kredi verenin davacı ,kredi alanın … olduğunu ve kredi miktarının da 50.000 Euro olup tamamen …’ nun talimatı ile banka hesabına bu paranın havale edildiğini,havale edilen bu 50.000 Euroyu hesaptan çekerek …’ya verdiğini ve karşılığında ibraname aldığını bu kredi borcunun da 3. kişi … tarafından davacıya 11.10.2007 tarihinde ödeneceğinin kararlaştırıldığını ,gönderilen bu para ile ilgisi olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının banka havalesi ile davalıya 50.000 Euro miktarında para gönderdiği ve davalının da bu parayı aldığı ihtilafsızdır. Davacının bu parayı borç olarak gönderdiğini ileri sürmesine rağmen davalı da, dava dışı 3.kişi ile davacı arasındaki kredi sözleşmesine istinaden bu paranın talimatlar doğrultusunda hesabına gönderildiğini,hesabına gönderilen havaleyi çekerek 3.kişiye verdiğini karşılığında ibraname aldığını ,davacı ile hiç bir ticari veya borç ilişkisi bulunmadığını savunmuştur..Hemen
belirtmek gerekir ki havale bir ödeme vasıtası olup, var olan bir borcun ödendiğini gösterir. Bu karinenin aksini havaleyi gönderen şahsın ispat etmesi gerekir. Davalı savunmasında borcu kabul etmemiş gerekçeli inkarda bulunmuştur. Öte yandan banka dekontunda,paranın gönderiliş nedenine ilişkin herhangi bir şerhin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu haliyle havale paranın borç olarak gönderildiğini ispata yeterli değildir. Somut olayda, davalı karz ilişkisini inkar ettiğine göre, karz ilişkisinin varlığını davacının kanıtlaması gerekir. Davacı, ibraz ettiği delillerle iddiasını kanıtlayamamıştır. HUMK.’nun 288. maddesi gereğince miktar itibariyle olayda tanık da dinlenemez. Ne var ki, davacı dava dilekçesinde yemin deliline de dayandığı anlaşıldığından davalıya yemin teklif etme hakkı olduğu hatırlatılarak sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 7.7.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.