YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2465
KARAR NO : 2010/10263
KARAR TARİHİ : 08.07.2010
MAHKEMESİ : …(…) Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki sözleşmenin feshi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı şirket ile 21.2.2008 tarihli adi yazılı sözleşme ile yapılacak binadan anahtar teslimili 5.kat 13-14 numaralı daireleri 140.000 TL bedel karşılığı satın aldığını, 74.000 TL bedel ödediğini ancak davalının sözleşmedeki inşaat yapım süresi ve programına uymadığını, mali durumunun kötüye gitmesi nedeniyle edimini ifa etmesi, süresinde bitirmesinin mümkün olmadığını ileri sürerek satış bedeli ile bu bedeli kullanamamaktan kaynaklanan munzam zararının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, inşaat süresinin dolmadığını, davacı iddialarının yersiz olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti …
ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davacının davalı inşaat firmasının yapacağı inşaattan iki adet daireyi adı yazılı sözleşme ile satın aldığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki bu satış sözleşmesi resmi şekilde yapılmadığından geçersiz ise de sonradan irtifak tapusunun verilmesi nedeniyle şekil eksikliğinin tamamlandığı, taraflar arasında geçerli hale gelen bir taşınmaz satış sözleşmesinin oluştuğu ve 4077 sayılı yasada tanımlanan şekilde sözleşme ilişkisi bulunduğu anlaşılmaktadır.
4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunu uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.
2-Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1.bentte gösterilen nedenle kararın davacı yararına BOZULMASINA, 2.bentte gösterilen nedenle davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 8.7.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.