Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/2481 E. 2010/9703 K. 30.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2481
KARAR NO : 2010/9703
KARAR TARİHİ : 30.06.2010

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, murisleri … ile davalıların murisleri … arasında düzenlenen … 7.Noterliği’nin 12/04/1993 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi düzenlediğini, muris …’ın 900.000,00 TL bedel karşılığında davalıların murisi … ‘in maliki olduğu 4 parsel sayılı taşınmazın 1…. katta 38/1200 arsa payına isabet eden 4 nolu bağımsız bölümü satın aldığını, tapusunun da devredildiğini,ancak aynı taşınmazın satış vaadi sözleşmesi ile dava dışı kişilere satışının yapıldığını dava dışı 3.şahıslar tarafından açılan dava sonucunda, bu şahıslar adına tescile karar verildiğini ve kesinleştiğini,murislerinin satış vaadi sözleşmesi ile satın aldığı ve bedelini ödediği daireyi teslim alamayıp mülkiyetinide iktisap edememiş olduğundan fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 50.000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren davalılardan müştereken ve müteselsilen alınmasına karar verilmesini istemişlerdir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın görev yönünden reddi ile dosyanın Asliye Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece, dava konusu daire satışının davalının ticari veya mesleki faaliyetinden kaynaklanmadığı, bu kişinin tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’un tarif ettiği satıcı tarifine uymadığının kabulü gerekçesiyle genel mahkemenin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiştir.
2010/2481-9703
Mahkeme’ninde kabulünde olduğu üzere bir uyuşmazlığın 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında kalması ve tüketici mahkemesinin görevli olması için tarafların yasanın 3. maddesinde tanımı verilen tüketici ve satıcı sağlayıcı olması, gerekir. Mahkemece, satışa konu dairenin davalının ticari veya mesleki faaliyetinden kaynaklanmadığı bu nedenle uyuşmazlığın 4077 Sayılı Yasa kapsamında kalmadığı kabul edilmiştir. Ne var ki davalıların murisine karşı dava dışı 3. şahıslar tarafından açılan ve kesinleşen … 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2001/633 esas,2002/268 karar sayılı ilamında,muris … Adıgüzel’in yüklenici olduğu ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile inşaat yapıp sattığı belirlenmiştir.Satıcının yüklenici olması halinde uyuşmazlığın 4077 Sayılı Yasa kapsamında olduğu ve Tüketici Mahkemesinin görevli olduğu kuşkusuzdur. Bu durumda mahkemece, davalıların murisi ile arsa sahipleri arasındaki kat karşılığı inşaat sözleşmesi ibraz ettirilmeli, davacıların murisine satılan dairenin yükleniciye düşen daire olup olmadığı saptanmalı, şayet uyuşmazlık konusu daire davalıya düşen daire olup, yüklenici tarafından satılmış ise satıcının yüklenici olduğu ve uyuşmazlığın 4077 Sayılı Yasa kapsamında kaldığından bunun sonucu Tüketici Mahkemesinin görevli olduğu kabul edilmelidir. Mahkemece, bu konuda gerekli inceleme ve araştırma yapılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre davacıların sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Davacılar tarafından temyiz olunan kararın (1) nolu bentte gösterilen nedenle BOZULMASINA, (2). bentde gösterilen nedenle davacıların sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 30.6.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.