Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/2496 E. 2010/9556 K. 28.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2496
KARAR NO : 2010/9556
KARAR TARİHİ : 28.06.2010

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki abonelik sözleşmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R

Davacı, … Mah. 652. Sok. No:19/2 …/… bulunan ve arsa sahibi sıfatıyla kat karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı olarak sahibi bulunduğu daireyi 26.12.2005 tarihinde edindiğini, binayı yapan … Kuyumculuk Ltd.Şti. binanın yapımını yarım bırakması üzerine diğer kat malikleri ile birlikte binayı kendilerinin tamamladığını,su aboneliği için davalı kuruma yaptığı başvuruda müteahhidin su borcu nedeniyle talebinin reddedildiğini,bir süre bina aboneliği ile şantiye suyu adı altında su tüketimi yaptığını,ancak normal tarifeden 3 katı fazla ödemede bulunduğunu,diğer dairelere ilişkin telefon,doğalgaz ve elektrik aboneliğinin mevcut olduğunu,bu nedenlerle,abonelik sözleşmesi yapılması yönünde karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davacının ASKİ tarifeler yönetmeliğinin 6/h maddesi ile İmar kanunun 31. maddesi gereğince inşaat su hesap kesme işlemini yapması, iskana müracaat yazısı, statik rapor ve elektrik.doğalgaz vb hizmetlerden birinin götürüldüğünün belgelenmesi halinde geçici su aboneliğinin yapılabileceğini,müteahhidin borcunun 3. kişinin borcu olarak kabul edilemeyeceğini belirterek işlemin hukuka uygun olması nedeniyle davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece şantiye su aboneliğinin kesilmediği, bu nedenle ASKİ tarifeler yönetmeliğinin 30/d maddesinde aranan yasal şartların oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava konusu binanın iskan izninin alınmadığı dosya içeriği ile sabittir. 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 30 ve 31. maddeleri hükmüne göre, yapı kullanma izin belgesi bulunmayan yerlerde abonelik tesisi mümkün değildir. Ne var ki; davadan önce yürürlüğe girmiş bulunan 26.7.2008 tarihli Resmi Gazetede yayınlanıp yürürlüğe giren 5784 sayılı Elektrik Piyasası kanunu ve
2010/2496-9556
Bazı Kanunlar da değişiklik yapılmasına Dair Kanunun 25.maddesinde 3194 Sayılı İmar Kanunu’na eklenen Ek Geçici 11. madde, “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar yapı (inşaat) ruhsatı alınmış ve buna göre yapılmış olup, kanalizasyon kullanma izni verilmeyen ve alınmayan yapılara yol, su, elektrik, telefon vb.gibi altyapı hizmetlerinden birinin veya birkaçının götürüldüğünün belgelenmesi halinde ilgili yönetmelikler doğrultusunda fenni gereklerin yerine getirilmiş olması ve bu maddenin yayımı tarihinden itibaren başvurulması üzerine, kullanma izni alınıncaya kadar geçici abonelik yapılabilir, bu halde elektrik ve su bağlanması abone için kazanılmış hak teşkil etmez. Ancak yapı ruhsatı alınmış ve buna göre yapılmış olma şartı 12.10.2004 tarihinden önce yapılmış olan yapılarla ilgili olarak uygulanamaz “ hükmü getirilmiştir.
Ayrıca Aski Tarifeler Yönetmeliği 30/d maddesinin yollamasıyla uygulanması gereken 6.maddesi (h) bendi gereğince; yapı ruhsatı bulunup da elektrik, doğalgaz ve telefon gibi kamu hizmetlerinin en az birinden yararlandığını ispatlamak koşuluyla, yapı kullanma izni için ilgili kuruma başvurulduğu halde izin verilmeme nedenlerinin sigorta prim veya vergi borçlarından kaynaklanması, binanın bazı kısımlarının yapı ruhsatına aykırı olması, binanın oturulan bölümleriyle ilgili olmayıp çevre düzenlemesi gibi eksikliklerden kaynaklanması halinde geçici abonelik yapılacağı kabul edilmiştir.
Davacı, aboneliğin tesis edilmesini istemiş olup, 3194 sayılı İmar Kanunu’na eklenen Geçici Ek 11.maddesi uyarınca ve Aski Tarifeler Yönetmeliğinin 30/d ve 6.maddenin (h) bendi gereğince, binanın yapı ruhsatı ile binanın imar ve projeye uygun olarak yapıldığına dair statik raporun dosyada mevcut olmadığı,bu nedenle abonelik yapılmasına ilişkin yasal şartların bulunmadığı anlaşılmıştır. Ne var ki mahkemece de değişik gerekçeyle de olsa davanın reddine karar verildiği ve bu itibarla hükmün sonucunun doğru olduğu anlaşıldığından usulün 438/son maddesi uyarınca hükmün gerekçesinin düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle mahkeme kararının gerekçesinin düzeltilmesine ve hükmün gerekçesinin düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, 28.6.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.