YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2583
KARAR NO : 2010/9562
KARAR TARİHİ : 28.06.2010
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, dava dışı … Birkan’ın davalı banka ile yapmış olduğu kredi kartı üyelik sözleşmesini kefil olarak imzaladığını, asıl borçlunun borcunu ödememesi üzerine borcun tamamı üzerinden kendisi hakkında icra takibinde bulunulduğunu, kendisinin sözleşmeyi her ne kadar … eden olarak imzalamış ise de, gerçekte sözleşmede kefil olduğunu, kefil olarak sadece 250 TL olan kredi kartı limitinden sorumlu tutulabileceğini,bu nedenle 06.03.2000 tarihli kredi kartı sözleşmesindeki kefillik sıfatının ve sözleşmedeki kredi limiti ile temerrüt faizinin tespit edilerek tespit edilecek tutar dışında … 5. İcra Müd. 2003/11448 esas sayılı icra dosyasından davalıya borçlu olmadığının tespitine ve fazla ödemelerin ödeme tarihlerinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davacının garantör olarak borcun tamamından sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davacının sözleşmeyi kefil olarak imzaladığı ve kredi kartı limiti olan 250 TL ve ferilerinden sorumlu olacağı kabul edilerek davacının davalı bankaya kredi kartından dolayı 250 YTL ve ferilerinden sorumlu olduğunun tespitine, davacının icra dosyasında yaptığı fazla ödeme miktarı olan 2.864,67 YTL’nin ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş,hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına davalının aşağıdaki
bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Mahkemece davacının kredi kartı sözleşmesindeki kredi limitinden sorumlu olduğu kabul edilerek bilirkişi hesaplaması doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiş ise de, karara esas alınan bilirkişi raporunda icra takip tarihi olan 29.09.2003 tarihi ile davacının ilk ödeme yaptığı tarih olan 23.10.2008 tarihi arasındaki işlemiş temerrüt faiz oranı hesabında aradan 5 yıldan fazla bir süre geçmesine rağmen sadece 31 günlük süre üzerinden temerrüt faiz oranı hesaplaması yapılmak suretiyle eksik hesaplamaya dayalı bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle mahkeme kararının davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 28.6.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.