Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/2914 E. 2010/14954 K. 11.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2914
KARAR NO : 2010/14954
KARAR TARİHİ : 11.11.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılar vekili avukat … geldi, davalı adına gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacılar, davalı kiralayan tarafından haklarında icra takibi başlatıldığını, takipte kira alacağının çok abartılmış olduğunu, aylık kira bedelinin 300-TL olmasına rağmen 2.000-TL olarak gösterildiğini, taraflar arasında yazılı bir kira akdi bulunmadığını, kira ödemelerinin bazen çekle bazen de elden nakit olarak yapıldığını ileri sürerek, icra takibi nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitine ve %40 icra inkâr tazminatına karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, davacının icra takibine itirazında aylık 2.000-TL kira bedeline itiraz etmediğini, ispat yükünün davacıda olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacıların kira bedellerinin bir kısmının elden bir kısmının çekle ödendiğini belirttiği, bu nedenle ispat yükünün davacı tarafta olduğu, verilen sürede davacılar tarafından delil bildirilmediği gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine, karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar, davalı ile aralarında sözlü kira akdi bulunduğunu, aylık kira bedelinin 300-TL olduğunu ileri sürerek, aylık 2.000-TL’den ödenmeyen 13 aylık kira bedelinin tahsili için davalı tarafından aleyhlerine başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitini istemişlerdir. Davalı ise, aylık kira bedelinin 2.000-TL olduğunu, davacının icra takibine itirazlarını bildirirken, aylık kira bedeline itirazda bulunmadığını, bu haliyle aylık kira bedelinin 2.000-TL olduğu hususunun kesinleştiğini savunarak, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davacının dava dilekçesinde, kira bedellerinin bir kısmının elden bir kısmının çekle ödendiğini belirttiği gerekçesiyle ispat yükü davacı tarafa yüklenmiş ve davacının davasını ispatlayamadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı taraf, aleyhine yapılan icra takibine itirazda bulunurken borç aslına da açıkça itiraz ettiğini bildirmiştir. Davacıların bu itirazı, aylık kira bedeli miktarına itirazı da kapsar mahiyettedir. Bu itibarla, aylık kira bedelinin 2.000-TL olarak kesinleştiğinin kabulü olanaksızdır. Öte yandan, davacı açtığı menfi tespit davasında itiraz sebepleri ile bağlı olmadığı gibi icra takibinde ileri sürmediği itirazları da davada ileri sürme hak ve yetkisine de sahiptir. Hal böyle olunca, aylık kira bedelinin miktarını ispat yükü, davalı kiralayandadır. Davalı, aylık kira bedelinin 2.000-TL olduğu hususunu yazılı delillerle ispatlayamamıştır. Bu durumda, mahkemece, davacı tarafın bildirdiği 300-TL’nin aylık kira bedeli olarak kabulü ile hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde ispat yükünün davacılarda olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacılar yararına BOZULMASINA, 750,00 TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacılara ödenmesine, peşin alınan 15.60 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 11.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.