YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2960
KARAR NO : 2010/5257
KARAR TARİHİ : 19.04.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar avukat olduklarını, davacıyı vekil olarak temsil ettiklerini, Döryol Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/123 Esas sayılı davayı davalı adına açıp takip ettiklerini, muvafakatları alınmadan davalının başka vekile vekalet vererek davayı takip ettirdiğini, bu nedenle vekillikten istifa ettiklerini, aralarında yazılı ücret sözleşmesi bulunmadığını ileri sürerek avukatlık asgari ücret sözleşmesi gereğince hak kazandıkları 7.390,00 TL vekalet ücretinin tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, duruşmalara katılmadığı gibi cevapta vermemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne,6976,00 Tl7nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar dava dilekçesinde, bilgisi ve rızası dışında başka bir avukatın görevlendirildiği gerekçesiyle haklı olarak istifa ettiğini ileri sürmüş ise de, avukata vekalet verildiğini öğrendikten sonra makul sürede Avukatlık Kanununun 172.maddesi uyarınca çekilip çekilmediği hususu incelendiğinde, davacıların davalı adına takip ettikleri dava dosyasının 14.9.2007 tarihli celsesinde davalı adına başka bir avukatın katıldığı ve aynı celsede davacınında bulunduğu, duruşmada yeni avukatın vekilliği konusunda herhangi bir beyanda bulunmadığı, 7.11.2007 tarihli celsede davalının başka avukat tarafından temsil edilmesi nedeniyle isftifa ettiği anlaşılmaktadır. Öyle olunca davacıların makul sürede istifa ettikleri kabul edilmez,bu nedenlede ücret isteyemeyeceği gözönünde bulundurularak davanın reddine karar verilmelidir. Mahkemece aksi düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 19.4.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.