Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/323 E. 2010/7576 K. 03.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/323
KARAR NO : 2010/7576
KARAR TARİHİ : 03.06.2010

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki ayıplı malın bedelinin iadesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, davalıdan 22.2.2009 tarihinde notebook bilgisayar satın aldığını,26.2.2009 tarihinde touch pad sağ tuşunun çalışmadığını fark ederek cihazın değişimi isteğiyle satın aldığı mağazaya başvurduğunu, tamir için servise gönderildiğini,10.3.2009 tarihinde tamir edildiği iddia edilerek kargo ile iade edildiğini, 19.3.2009 tarihinde aynı kusurun tekrar ettiğini, ancak bir hafta kullanabildiğini ileri sürerek, … olduğu satış bedelinin dava tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsilini istemiştir.
Davalı, cihazda ayıp bulunmadığını, davacının seçimlik hakkını onarımdan yana kullandığından değiştiremeyeceğini, bedel iadesinin yasal şartlarının oluşmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının davalıdan 22.2.2009 tarihinde notebook bilgisayar satın aldığı, 26.2.2009 tarihinde mousenin sağ tuşunun çalışmadığı şikayetiyle ve değişim talebiyle davalıya başvurduğu, cihazın servis tarafından tamir edilerek 10.3.2009 tarihinde davacıya teslim edildiği, davacının teslim aldıktan sonra bir süre kullandığı ve 19.3.2009 tarihinde arızanın tekrarladığı iddiasıyla ödediği bedelin iadesi istemiyle eldeki davayı açtığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Mahkemece ürünün satış anında ayıplı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 4. maddesi hükmü gereğince tüketici satın aldığı malın ayıplı olduğunun anlaşılması halinde satıcıdan, verdiği bedelin iadesini, ayıp nispetinde bedelin tenzilini, ayıbın giderilmesi için gerekli onarımın yapılmasını, son olarak da aracın yenisi ile değiştirilmesini isteyebilir. Aynı Kanunun 13. maddesinin 3. fıkrasında da “Tüketici onarım hakkını kullanmışsa, … süresi içerisinde sık arızalanması nedeniyle maldan yararlanamamasının süreklilik arz etmesi veya tamiri için gereken azami sürenin aşılması veya tamirin mümkün bulunmadığının anlaşılması halinde, 4. maddede yer alan diğer seçimlik haklarını kullanabilir” hükmü bulunmaktadır. Öte
2010/323-7576
yandan 14.06.2003 gün ve 25138 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan … Belgesi Uygulama Esaslarına Dair Yönetmeliğin 14. maddesinde de “tüketicinin onarım hakkını kullanılmasına rağmen malın tüketiciye teslim edildiği tarihten itibaren, belirlenen … süresi içerisinde kalmak kaydıyla bir yıl içerisinde; aynı arızanın ikiden fazla tekrarlanması veya farklı arızaların dörtten fazla meydana gelmesi veya belirlenen … süresi içerisinde farklı arızaların toplamının 6’dan fazla olması unsurlarının yanı sıra bu arızaların maldan yararlanamamayı sürekli kılması ve tamir için gereken azami sürenin aşılması durumunda tüketicinin bedel iadesi talep edebileceği” hükmü mevcuttur. Açıklanan bu Kanun ve Yönetmelik hükümleri ışığında dava konusu olaya bakılacak olursa, davacı tarafından 22.2.2009 tarihinde satın alınan bilgisayarda 26.2.2009 tarihinde arıza meydana geldiği, servis tarafından tamir edilerek 10.3.2009 tarihinde davacıya teslim edildiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar davacı ilk arızadan sonra değişim talebiyle davalıya başvurmuş ise de, davacının tamirden sonra bilgisayarı teslim alarak bir süre kullandığından onarım hakkını kullandığının kabulü gerekir. Bu durumda 4077 sayılı yasanın 4.maddesinde belirtilen diğer seçimlik hakların kullanılabilmesi için aynı yasanın 13/3 maddesi ve … Belgesi Uygulama Yönetmeliğinin 14.maddesinde düzenlenen koşulların gerçekleşmesi gerekir. Somut olayda anılan koşullar da gerçekleşmemiştir. Öyle olunca mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin 15.60 TL alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 3.6.2010 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Davacı, davalıdan 22.2.2009 tarihinde notebook bilgisayar satın aldığını, cihazı kullanmak istediğinde arızalı çıktığını, 26.2.2009 tarihli “Ürün Gönderim Formu” ile cihazın değiştirilmesi için satıcıya başvurduğunu, davalı firmanın cihazın değiştirilmesine servis raporu ile “olur” vererek servise göndereceklerini bildirdiğini, ancak servise gönderilen cihazın değiştirilmeyip tamir edildiğini ve 10.3.2009 tarihinde cihazın kargo ile tarafına gönderildiğini, oysa cihazın herhangi bir işleme tabi tutulmadan değişimine rıza gösterdiğini tamir edildiği söylenen cihazın arızasının süreklilik arz ettiğini, aldığı günden bu yana bilgisayarı kullanamadığını ileri sürerek, ödediği paranın faizi ile tahsilini istemiştir.
2010/323-7576
Davalı, davacının onarım yönünden tercih hakkını kullandığını, artık yenisi ile değiştirilmesini isteyemeyeceğini, olayda aynı arızanın 2’den fazla veya farklı arızanın 4’ten fazla ortaya çıkması veya bilgisayarı kullanamamasının süreklilik kazanması koşulunun da gerçekleşmediğini savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davaya konu bilgisayarın 22.2.2009 tarihinde davacıya teslim edildiği, satım ilişkisinin 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun Kapsamında bulunduğu, satım konusunun … belgeli bir mal olduğu, … süresi içerisinde arızalandığı, davacının değişim tercih hakkını kullanarak değişim yapılması için davalı firmaya 26.2.2009 tarihinde başvurduğu, firmanın servis raporu ile “olur” vermesine rağmen cihazı değiştirmeyip, tamir ettiği, tamir edildiği savunulan cihazın arızalı olup çalışmadığı, iddia savunma ve toplanan delillerden anlaşılmıştır. Esasen yanlar arasında bu konulara ilişkin davada çözümlenmesi gereken bir uyuşmazlık da bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, seçim hakkını değişim yönünde kullanan tüketicinin davalı firmanın cihazı değiştirmeyip tamir ederek kargo ile göndermesi üzerine davacının cihazı 10.3.2009 tarihine kadar yedinde tutmasının seçim hakkını onarım yönünde kullanma olup olmadığı ve bundan dönerek bedel isteme hakkını kullanıp kullanamayacağı, kullanabilecek idiyse kullanabilme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği konularında toplanmaktadır.
4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 4.maddesinde ayıplı mal tanımı yapıldıktan sonra, malın ayıplı olduğunun anlaşılması halinde tüketicinin süresinde ayıbı ihbar etmek suretiyle satıcıdan malın yenisi ile değiştirilmesini veya ödediği bedelin iadesini veya ayıbın neden olduğu değer kaybının bedelden indirilmesini ya da ücretsiz olarak onarılmasını işleyebileceği hükme bağlanmıştır. Tüketici bu haklarından herhangi birisini tercih etmekle serbesttir. Satıcı tüketicinin bu konudaki talebini yerine getirmekle yükümlüdür. Kural olarak belirtilen seçimlik haklarından birini kullanan tüketici sonradan bundan dönerek diğer seçimlik haklarından birisini kullanamaz. Kural böyle olmakla birlikte anılan yasanın 13.maddesiyle “… belgeli mallar” yönünden tercih hakkını onarım yönünde kullanan tüketiciye malın yenisi ile değiştirilmesini veya ödediği bedelin iadesini isteme hakkı, belirli koşulların gerçekleşmesi durumunda ayrıca verilmiştir.
Yasanın 13.maddesi hükümleri ile yine yasanın verdiği yetkiye dayalı Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca yayımlanan “… Belgesi İle Tanıtma ve Kullanma Kılavuzunun Uygulama Esaslarına Dair Tebliğ (TRKGM 95/116-117) hükümlerine göre satıcı, malın … süresi içinde gerek malzeme ve işçilik, gerekse montaj hatalarından dolayı arızalanması halinde malı işçilik masrafı, değiştirilen para bedeli ya da başka herhangi bir ad altında hiçbir ücret talep etmeksizin, malın onarım için teslim edildiği tarihten itibaren 1 ay içerisinde tamir etmekle yükümlüdür. Satıcı, bu yükümlülüğünü süresi içinde ve gereği gibi yerine getirmez veya tamir süresini uzatır veyahut da orarım yapılmakla birlikte aynı arızanın ikiden fazla veya farklı türden arızaların dörtten fazla ortaya çıkması ve malı kullanamamanın süreklilik kazanması ya da malın onarımının mümkün
2010/323-7576
olmadığının tesbit edilmesi hallerinde tüketici başlangıçta onarım hakkını kullanmış olsa bile bedel isteme hakkı doğar.
Somut olayda; davacı tüketicinin satın aldığı notebook bilgisayarın Hart Disk’inin arızalı ve yazılım problemli olduğu, tuşlarının çalışmaması nedeniyle iletim sisteminin kurulamadığı gerekçesiyle bilgisayarın kendisine teslim tarihinden itibaren 3 gün içinde ayıbı tesbit edip ayıbı satıcı firmaya ihbar ederek bilgisayarın yenisi ile değiştirilmesini istemiştir. Sayın çoğunluk, cihazın serviste onarımına izin vermekle davacının tercih hakkını onarım yönünde kullanmış olduğunun kabulü gerekir görüşü ile hükmü bozmuştur. Öyle ise yasanın amacına uygun olarak davacının bu halde cihazın bedelini isteme hakkının doğup doğmadığının irdelenmesi gerekir.
Davacı, bilgisayarı arızalı yazılım, iletişim sisteminin kurulamaması şikayeti ile davalı satıcıya 26.2.2009 tarihinde teslim etmiş, serviste bir kısım parça değişikliği yapılmıştır. Ancak buna rağmen aynı arızaların devam ettiği mahkemece düşüncesine başvurulan bilirkişinin 30.9.2009 tarihli raporunda da belirtildiği üzere bilgisayarın 8 saat çalıştırılarak incelenmesine rağmen devam etmekte olduğu, arızanın giderilemediği anlaşılmaktadır.
Davalı satıcı, onarımı servis istasyonları eliyle yapmaktadır. Davalının onarım yükümlülüğü salt servis istasyonları açmakla ortadan kalkmaz. Malın arızalanması durumunda süresi içinde maldaki arızayı tamamen giderip bu süre içinde arızasız ve ayıptan ari olarak malı tüketiciye iade etmesi gerekir. Diğer taraftan davalı aynı zamanda servis istasyonlarında, satılan malın teknik özellikleri itibariyle arıza ve ayıbı doğru ve tam olarak teşhis edebilecek, mümkün olan en kısa sürede bu ayıp ve arızayı giderebilecek yeteneklere sahip eleman da bulundurmak zorundadır. Deneme yanılma yoluyla arıza belirlemeye ve parça değiştirmeye kalkışan ve bu şekliyle arızayı gideremeyen elemanların serviste bulundurulmasının sonuçları hiçbir zaman tüketiciye mal edilemez. Davalının, bilgisayarın donanımsal arızasını dava tarihinde bile gidermediği sabittir. Cihazın servise girip, arıza giderilmeden çıkartılması onarımın yapıldığını göstermez. Maldan beklenilen faydanın onarım sonucunda sağlanamadığı, cihazın üretimden kaynaklı Donanımsal arızası ve ayıplı olduğu anlaşılmaktadır. Öyle ise davacının dava tarihinde cihazın bedelini isteme hakkının doğmuş bulunduğunun kabulü gerekir. Öte yandan donanımsal arıza giderilmediği için aynı arızanın ikiden farklı arızaların dörtten fazla tekrarlanması koşulunun da cihazdan yararlanamamanın süreklilik arz etmesi nedeniyle bu davada araştırılmasına gerek bulunmamaktadır. Mahkemece, davacının bilgisayarın iadesi ile bedel isteme hakkının doğmuş bulunduğunun kabulü ile davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya uygun olduğundan, kararın onanması gerekir. O nedenle sayın çoğunluğun aksi yönde oluşan hükmün bozulması görüşüne katılamıyorum.