YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3325
KARAR NO : 2010/16017
KARAR TARİHİ : 02.12.2010
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat… ile davalılar … vs. Vekili avukat … gelmiş, diğer davalılar tarafından gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı,11.2.2007 tarihli satış sözleşmesi ile…San. A.Ş.’den toplam 195.000TL bedelle konut satın aldığını, satış bedelinin 50.000TL’sini ödediğini, satın aldığı konutun yapıldığı taşınmazın tapuda davalı … adına kayıtlı olduğunu, davalı arsa sahiplerinin…San. A.Ş. ile 3.3.2006 tarihli Düzenleme Satış Vaadi Şeklinde Düzenlenen Hasılat Paylaşımlı Konut Yapım Sözleşmesi imzaladıklarını, bu sözleşme ile davalıların aralarında adi ortaklık kurduklarını, yanıltıcı reklam ve telkinlerle güven kazanarak yapılabilecek konut sayısından çok daha fazla müşteri ile satış sözleşmesi yapmak suretiyle piyasayı dolandırdıklarını, paraları topladıktan sonra el ve işbirliği içerisinde 3.3.2006 tarihli sözleşmeyi feshedip tapu kaydında bulunan şerhi de terkin ettirdiklerini ileri sürerek,11.2.2007 tarihli satış sözleşmesinin feshi ile ödediği 50.000TL’nin faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.
Davalılar … ve …, davacının arsa maliklerinden bedel isteme hakkının olmadığını savunarak davanın reddini dilemişler, diğer davalılar davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, davacı ile yüklenici…San. A.Ş. arasında haricen düzenlenen satış sözleşmesinde diğer davalıların taraf olmadığı gerekçesiyle…San. A.Ş. hakkında açılan davanın tefrik edilerek davalı … hakkındaki davanın atiye bırakılmış olması nedeniyle bu davalı yönünden karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar aleyhine açılan davanın husumet yönünden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davalılar … ve … ile yüklenici
2010/3325-16017
AKS Anadolu Konut San. A.Ş. arasında 3.3.2006 tarihli Düzenleme Satış Vaadi Şeklinde Düzenlenen Hasılat Paylaşımlı Konut Yapım Sözleşmesi düzenlenerek önce tapuya şerh verildiği, bu şerhin sözleşme karşılıklı olarak feshedildikten sonra 30.5.2007 tarihinde terkin edildiği dosya kapsamından anlaşılmakta olup bu hususlar taraflar arasında da uyuşmazlık konusu değildir.3.3.2006 tarihli sözleşme hükümleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde tarafları arasında hasılat paylaşımı esasına dayalı konut yapım ve satımı konusunda adi ortaklık kurulduğu anlaşılmaktadır. Adi ortaklıkta iştirak halinde mülkiyet hükümleri söz konusu olup ortaklar dışa karşı da müteselsilen sorumludurlar. Mahkemece bu hususun göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2-Davacı, davalıların el ve işbirliği içerisinde hareket ederek kendisi ile birlikte çok sayıda kişinin dolandırıldığını, bu hususta Silivri C.Başsavcılığının 2007/2893 sayılı dosyası ile ceza soruşturması başlatıldığını ileri sürmüştür. Mahkemece bu hususta herhangi bir araştırma yapılmamıştır. Öyle olunca mahkemece bahsi geçen ceza soruşturma dosyası da celbedilip incelenmek, gerekirse sonucu beklenmek suretiyle TTK.nun 336.maddesi hükmü gereğince …San. A.Ş. yetkilileri olan davalıların sorumlulukları bulunup bulunmadığının değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir.
3-Davaya konu 11.2.2007 tarihli konut satış sözleşmesi davacı ile…San. A.Ş. arasında düzenlenmiştir. Yargılama sırasında davalı … Kulüp San. A.Ş ‘nin iflas ettiği ikinci alacaklılar toplantısının yapıldığı ancak davacının sıra cetveline kayıt istemi ile ilgili bir karar verilmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece, İflas Dairesi Müdürlüğünce davacının talebi ile ilgili karar verilmesi beklenilmeli ve gerektiğinde uyuşmazlık daha özel nitelikli tüketici mahkemesince kayıt kabul davası olarak sonlandırılmalıdır. Öyle olunca mahkemece yukarıdaki bentlerde açıklanan bozma nedenleri de göz önünde tutulmak suretiyle…San. A.Ş.’nin sorumluluğunun diğer davalılar ile birlikte bir bütün olarak değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu husus göz ardı edilerek davalı …. A.Ş. aleyhine açılan davanın tefrikine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıdaki bentlerde açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 750,00 TL duruşma avukatlık parasının davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, 2.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.