YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3340
KARAR NO : 2010/10559
KARAR TARİHİ : 14.07.2010
MAHKEMESİ : … 3. Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı Banka, davalı ile tüketici kredisi sözleşmesi imzalandığını, davalının, gönderilen ihtara rağmen, kredi borcunu ödememesi üzerine, alacağın tahsili için … 14. İcra Müdürlüğünün 2008/8035 sayılı takip dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, % 40 icra inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, dava dışı S.S … Kooperatifinde işçi olarak çalıştığını, kendisi ile birlikte çalışan diğer işçilere, bankamatik kartı çıkarılacağı belirtilerek sözleşme imzalatıldığını, suretinin de verilmediğini, kendisinin bankadan kredi kullanmadığı gibi, kredi miktarı parayı da almadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dava, tüketici kredisi sözleşmesi gereğince, alacağın tahsili istemine ilişkin olup davalı, davaya konu krediyi, işçi olarak çalıştığı S. S … Tüketim Kooperatifinin kullandığını, kendisine herhangi bir kredi ödemesi yapılmadığını savunmuştur. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, “15.12.2006 tarihinde davalı adına kullandırılan 12.500,00 YTL tüketici kredisi tutarının, aynı gün davalıya ait mevduat hesabına aktarıldığı, 15.12.2006 tarihinde de bu hesaptan davalıya 12.000 YTL’nin ödendiği, para çekme dekontunda davalının imzasının bulunduğu, S.S … Tüketim Kooperatifine ait mevduat hesabının incelenmesinde ise, 15.12.2006 tarihinde bu hesaba 12.000 YTL’ nin yatırıldığı, ancak paraların kimler tarafından yatırıldığına dair bir
bilginin bulunmadığı” belirtilmiştir. Davalı, kredinin, sözleşmenin kefili olarak görünen, gerçekte ise asıl borçlu olması gereken dava dışı kooperatif ve bu kooperatifin ortak kuruluşu olan … Limited Şirketi tarafından kullanıldığını, kendisine herhangi bir kredi ödemesi yapılmadığını savunduğuna ve kredinin ödendiği aynı tarihte dava dışı S.S … Tüketim Kooperatifi hesabına 12.000 TL’lik bölümler halinde bir miktar paranın yatırıldığı da anlaşıldığına göre, davalının bu savunması konusunda inceleme ve araştırma yapılması zorunludur. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. O halde öncelikle davacı tarafından dosyaya sunulan kredi ödeme dekontundaki imzanın davalıya ait olup olmadığı davalıdan sorulup, kabul edilmediği takdirde imza incelemesi yaptırılması, yine banka kayıtları üzerinde, konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla inceleme yaptırılarak, 15.12.2006 tarihinde davalının mevduat hesabına yatırılan para ile, 15.12.2006 tarihinde dava dışı S. S … Tüketim Kooperatifi ne ait mevduat hesabına yatırılan 12.000,00 YTL’lik ödemelerle, verilen kredi arasında bir ilişki bulunup bulunmadığı hususu araştırılmak suretiyle, krediyi davalının fiilen kullanıp kullanmadığı, davalı iddiasında olduğu gibi, tüketici kredisi görünümü altında olmakla birlikte gerçekte davacının çalıştığı işverene sağlanmış bir ticari kredi niteliğinde olup olmadığı, davalı bankanın da bunu bilebilecek durumda olup olmadığı, bu hususta Banka personeli ile dava dışı şirket ve kooperatif arasında el ve işbirliği mevcut olup olmadığı incelenip değerlendirilerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelemesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarda 1.bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün, temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, 2.bent gereğince davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 14.7.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.