Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/3516 E. 2010/17313 K. 20.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3516
KARAR NO : 2010/17313
KARAR TARİHİ : 20.12.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R
Davacı,davalıdan davaya konu 890 ada 6 nolu parselde bulunan 3 nolu bağımsız bölümü 70.000 TL bedelle satın almak üzere anlaştığını,bu satış bedelinin 30.000 TL’lık kısmını davalıya ödediğini,davalının bu ödemeleri aldığına ilişkin 2 adet kartvizit arkasına el yazısı ile yazarak imzaladığını,ancak davalının taşınmazın devrine ilişkin taahhüdünü yerine getirmeyerek taşınmazı dava dışı 3. kişiye devrettiğini,bunun üzerine davalıya ödediği bedelin tahsili için davalı aleyhine icra takibi yaptığını,davalının itirazı üzerine icra takibinin durduğunu ileri sürerek haksız itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep etmiştir.
Davalı,davacının ibraz ettiği kartvizit arkasına belli bir bedel alındığına ilişkin ibarenin borç ikrarı niteliğinde olmadığını,davacının bu paranın taşınmaz satışına ilişkin olduğunu ispatlaması gerektiğini,kartvizitlerin davacının elinde olmasının ödemeyi davacının yaptığını göstermediğini belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kabulü ile 30.000 TL asıl alacak ve takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi üzerinden takibin devamına ve 12.000 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş,hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının 2010/3516-17313
aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı harici taşınmaz satış sözleşmesine dayalı olarak satış bedeline mahsuben davalıya 30.000 TL ödediğini,bu ödemenin davalı tarafından kartvizit arkasına yazılarak imzalanmak suretiyle kartvizitin kendisine verildiğini iddia etmiş,davalı savunmasında kartvizit arkasına yazılan bedelin davacı tarafından kendisine ödendiğinin ve bu ödemenin taşınmaz satışına ilişkin olduğunun ispatlanması gerektiğini belirterek davanın reddini dilemiştir. Belgede paranın taşınmaz satışına ilişkin olarak verildiğine dair kayıt bulunmadığı için bu paranın davalıya taşınmaz satış bedeline mahsuben verildiğini davacının kanıtlaması gerekir. Bu belge davalı aleyhine HUMK’nun 292. maddesi anlamında yazılı delil başlangıcı niteliğinde olduğu için mahkemece davacının gösterdiği tanıklar dinlenmiş,tanık beyanları itibariyle davacı tarafından taşınmaz satış bedeline mahsuben davalıya 30.000 TL ödendiği anlaşılmış ise de,davacı tanığı olan …… beyanında,davacının davalıya 3 nolu dairenin bedeli olarak 20.000 TL peşin,10.000 TL daha sonra vermek suretiyle toplam 30.000 TL ödediğini,ancak davalının davacıya sattığı daireyi kendisine devretmesi nedeniyle davalıya yapacağı 20.000 TL ödemeyi davalı adına davacıya verdiğini,bu ödeme nedeniyle davacının davalıdan 10.000 TL alacağı kaldığını beyan etmiştir. Davacı tarafın gösterdiği bu tanığın beyanları itibariyle borcun 20.000 TL’lik kısmının tanık … tarafından üstlenilerek davalı adına 20.000 TL’nin davacıya ödendiği belirtilmekle mahkemece bakiye 10.000 TL asıl alacak yönünden davanın kabulü gerekir iken yazılı şekilde davanın tümden kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 20.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.