YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3685
KARAR NO : 2010/16343
KARAR TARİHİ : 07.12.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı davacı avukatınca da duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat Duygu Çamlık geldi, davalı tarafından gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı şirket, davalı avukat ile 1.12.2006 tarihli Avukatlık Ücret Sözleşmesi imzaladığını, davalının sözleşmeden kaynaklanan alacağının tahsili için … 1. İcra Müdürlüğünün 2008/4149 esas sayılı dosyası üzerinden başlattığı takip sonucunda 66.675,00 TL tahsilat yaptığını, oysa ki davalıya borcunun, 20.000 Dolar karşılığı 24.306 YTL vekalet ücreti, 3000 Euro karşılığı 5.721,00 YTL nisan mayıs aylık ücretler ile 1.934,00 TL masraf olmak üzere toplam 31.961,00 YTL ile, bu miktarın takip giderleri ile işlemiş yasal faizi ve vekalet ücreti olduğunu, davalının sözleşme gereğince ödenmesi gereken 20.000 USD alacak üzerinden, takip tarihi itibariyle yasal faiz talep etmesi gerekirken reeskont faiz talep ettiğini, ayrıca takip tarihi itibariyle geçerli olan kurun esas alınması gerekirken bu husus dikkate alınmayarak fazla tahsilat yapıldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 15.000,00 YTL fazla tahsil edilen miktarın istirdatına, alacağa dava tarihinden itibaren ticari faizi yürütülmesine, %40 inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, fazla tahsilin söz konusu olmadığını, davacının bu konudaki şikayetinin, … İcra Hukuk Mahkemesinin 2008/252 Esas sayılı dosyası üzerinden incelenip reddedildiğini savunarak, davanın reddini, %40 icra inkar tazminatının ödetilmesini talep etmiştir.
2010/3685-16343
Mahkemece, alınan bilirkişi raporu ve ek rapor göz önünde bulundurularak ve bizzat yapılan hesaplamaya göre davanın kısmen kabulüne, 15.000,00 TL alacağın ödeme tarihi olan 27.10.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının tüm, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, davalı tarafından avukatlık ücreti alacağı nedeniyle başlatılan takip nedeniyle yapılan fazla ödemenin istirdadına ilişkin olup, taraflar arasındaki Avukatlık Hizmet Sözleşmesine göre davalının, davacı şirketin hukuk danışmanlığını üstlendiği, sözleşmeden kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla davacı şirket hakkında … 1. İcra Müdürlüğünün 2008/4149 sayılı dosyası üzerinden, vekalet ücreti, masraf, ödenmeyen aylık ücretleri ve faiz alacakları olmak üzere toplam 55.905,00 TL üzerinden takip başlattığı, davacı şirketin ise … bu takibin 31.96,00 TL’lik kısmını kabul etmek suretiyle, bakiye alacak miktarı üzerinden takibe itiraz ettiği, sözleşme gereğince takip dosyasına fazla ödeme yaptığı iddiasıyla da eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, takip konusu olan vekalet ücreti, ödenmeyen aylık ücretler ve masraf alacağı konusunda 25.12.2009 tarihli ek raporun, (1) no’lu bendinde yapılan hesaplama hükme esas alınmış, ancak aynı raporun faiz hesaplarının yapıldığı (2) ve (3) no’lu bentleri ise hükme esas alınmayarak, faiz hesabı bizzat mahkemece yapılarak hüküm kurulmuştur.
Söz konusu bilirkişi raporunun hükme esas alınan (1) no’lu bendinde, ödenmeyen aylık ücretler belirlenirken, 8.823,03 TL ödenmeyen ücret alacağına, 1.934,00 TL masraf gideri de eklenmek suretiyle toplam 10.757,03 üzerinden bulunan alacak miktarından, daha önce şirket tarafından yapılan toplam 10.140,00 TL’lik ödeme düşülerek davacı şirketin 617,03 TL borcu kaldığı belirtilmiştir. Oysa ki davalı avukatın başlatmış olduğu icra takibinde 1.934,00 TL masraf alacağı ayrı bir alacak kalemi olarak belirtilmiş olup, davacı şirket de takibe itiraz dilekçesinde söz konusu bu masraf alacağını açıkça kabul etmek suretiyle, takibe diğer noktalardan itiraz etmiştir. Bu durumda 1.934,00 TL’lik masraf alacağı konusunda, davalı avukata açıkça borçlu olduğunu kabul eden davacı şirketin bu borcunun, daha önce yapılan kısmi ödemelerden mahsup edilerek, bu şekilde ifa edildiğinin kabul edilmesi suretiyle hesaplama yapılmış olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
3-Borçlar Kanununun 14.11.1990 gün ve 3678 sayılı yasa ile değişik 83. maddesi gereğince yabancı para alacağı, aynen veya yabancı paranın fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankasınca belirlenen efektif satış kuru üzerinden Türk Lirası karşılığı olarak talep edilebilir. Somut olayda, taraflar arasındaki sözleşmenin 5. maddesine göre, 20.000,00 Dolar vekalet ücreti 2010/3685-16343
alacağının en geç 2007 Şubat ayı içinde ödeneceği kararlaştırılmış olup, belirlenen bu kesin vade gereğince ödenmeyen söz konusu bu alacak nedeniyle, mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, davacı şirket 1.3.2007 tarihi itibariyle temerrüde düşmüştür. Davalı alacaklı tarafından da, 20.000,00 Dolar’ın temerrüt tarihindeki Türk Lirası karşılığı olan 28.400,00 TL üzerinden belirlenen asıl alacak ile 28.400,00 TL’nin temerrüt tarihinden takip tarihine kadarki işlemiş faiz miktarı üzerinden takip başlatılmış olup, alacaklı az yukarda değinilen Borçlar Kanununun 83. maddesinde öngörülen seçimlik hakkını, yabancı para alacağının temerrüt tarihindeki Türk Lirası karşılığının ödetilmesi yönünde kullanmış olduğundan, faiz konusunda istirdatı gereken miktarın da, alacaklının bu seçimlik hakkına göre belirlenmesi gereklidir. Oysa ki mahkemece bizzat yapılan hesaplamada ise, temerrüt tarihinin 1.3.2007 tarihi olduğu kabul edilmekle beraber, (alacaklının temerrüt tarihindeki yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığını, temerrüt tarihinden takip tarihine kadarki Türk Lirası üzerinden işlemiş faizi ile birlikte talep etmiş olduğu gözardı edilerek) talep dışında, temerrüt tarihindeki 20.000 Dolar yabancı para alacağına takip tarihine kadar Dolara uygulanan faiz oranı üzerinden faiz yürütülmek suretiyle hesaplama yapılmış olması da, ayrıca usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ : 1. Bent gereğince davacının tüm, davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. ve 3. bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün, temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda dökümü yazılan 1.25 TL kalan harcın davacıdan alınmasına, 7.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.