Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/3738 E. 2010/16408 K. 07.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3738
KARAR NO : 2010/16408
KARAR TARİHİ : 07.12.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat İlknur Bozok ile davalı vekili avukat…n gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, … İli Merkez İlçesi …Beldesi …Mahallesinde bulunan 754 parsel sayılı taşınmazın bulunduğu yerin daha önceden deniz olduğunu, davalı …’ nın 14.02.1970 tarih ve 117 sayılı mazbatası ile denizde dolgu yapılarak oluşturulacak alan üzerine tesis yapmak üzere dedesi … Yılmaz’ a kiralandığını, dedesi … …tarafından 12.02.1971 – 30.05.1971 tarihleri arasında insan ve makine yardımı ile denizde dolgu yapıldığını ve bu deniz dolgusunun 1605 sayılı Belediyeler Kanununun yürürlük tarihi olan 20.07.1972 tarihinden evvel dedesi tarafından yapılıp bitirilmesi nedeniyle taşınmazın mülkiyetinin davalı … tarafından kazanıldığını, bu taşınmazın bir kısmının Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından kamulaştırıldığını ve davalıya kamulaştırma bedeli ödendiğini, davalı tarafından kiraladıkları taşınmazdan 2006 yılında tahliye edilip benzin istasyonu yıkılıncaya kadar mecuru kullandıklarını, yaptıkları dolgu nedeniyle davalı Belediyenin paha biçilmez değerde bir taşınmazın mülkiyetini kazandığını, davalının yaptıkları dolgu bedelini ödemesi gerektiğini bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 50.000.00.TL’ nın dava tarihinden işleyecek
2010/3738-16408
reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece, “davacının 1971 yıllarında denizin doldurulup taşınnmaz kazanılmasına katkı sağladığı, deniz doldurulmak suretiyle oluşan 754 (Yeni 202 ada 1 parsel ) parsel sayılı taşınmazın mülkiyetinin davalı adına tescil edildiği, böylece davalının davacının yapmış olduğu masraflar sonucu oluşan taşınmaz sebebiyle zenginleşmiş olduğunun iddia edildiği ancak masrafların yapıldığı tarihin 12.02.1971 ile 30.05.1971 tarihleri arası olduğu hususunun … 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/258 Esas – 2009/159 karar sayılı dosyasından da anlaşıldığı, taşınmazın davalı … adına 28.09.1972 tarihinde tescil edildiği , buna göre Borçlar Kanununun 66.Maddesi uyarınca 10 yıllık sürenin dahi dolmuş olduğu, davalının süresi içerisinde zamanaşımı definde bulunduğu” gerekçesi ile davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının, davalı … adına 28.09.1972 tarihinde tescil edilen taşınmazda kira sözleşmesi ile kiracı olduğu ve bu sözleşme ilişkisinin 2006 yılına kadar devam ettiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Taraflar arasında kira sözleşmesi ilişkisi bulunsa da, BK’nun 126.maddesinin 1.fıkrasında sadece kira alacakları, ceza para faizleri ve aidatlara ilişkin olup somut olayda açılan davada istek dolgu bedeline ilişki olup, bu haliyle BK’nun 125.maddesi uyarınca zamanaşımı süresi 10.yıldır. kiracılık ilişkisinin bittiği 2006 yılından sonra 02.07.2009 tarihinde açılan dava tarihi itibarıyla henüz bu süre dolmamıştır. Bu nedenle davanın esasına girilip taraf delilleri toplanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 750,00 TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin alınan 17,15 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 07.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.