YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3912
KARAR NO : 2010/12881
KARAR TARİHİ : 11.10.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki sözleşme iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı …, … İlinde bulunan taşınmazın murisi….’in ölümü ile mirasçıları olan kendisi ve dava dışı annesi ….’e kaldığını, annesi ile birlikte dava dışı bir konut kooperatifi ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi yaptıklarını kendilerine düşen dükkanın 1/2 payının annesi …’in vekili olan torunu tarafından davalı …’a 25.4.2001 tarihinde, onunda 8.7.2004 tarihinde diğer davalı …’a gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile satıldığını, annesinin ölümü ile taşınmazın tek mirasçı olarak kendisinin kaldığını, ve tek malik olarak taşınmazı diğer davacı …’ya 15.11.2006 tarihinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile satılıp zilyetliğinin de devir edildiğini, annesi …. vekilinin gayrimenkul satış vaadi sözleşmesini düzenlendiği tarihte taşınmazın elbirliği mülkiyete konu olduğundan, diğer hissedarın muvafakati olmadan yapılan sözleşmelerin geçersiz olduğu gibi, …’in hissesi 1/4 olup 1/2 hisse sahibi olmadığını belirterek, 09.7.2004 ve 25.4.2001 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmelerinin iptaline ve davalıların müdahalesinin menine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar; davacı …’nın kişisel hakka sahip olup, dava açma hakkı bulunmadığını, yapılan gayrimenkul satış vaadi sözleşmelerinin geçerli olduğunu savunarak, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; davanın kabulüne, 8.7.2004 tarihli ve 25.4.2001 tarihli satış vaadi sözleşmelerinin iptaline, davalıların müdahalelerinin menine karar verilmiş; hüküm davalılarca temyiz edilmiş, temyiz üzerine Dairemizce verilen 17.04.2009 tarih, 2008/15849 esas ve 2009/5379 karar sayılı karar ile hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma ilamı sonrası Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, Meni Müdahele ile ilgili Bozmadan önce verilen karar Yargıtay’ca onandığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Sözleşmenin iptali ile ilgili davanın reddine, Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafından yapılan 170.00 TL yargılama gideri ile tarifesine göre takdir olunan 1.440,00 TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davalılara verilmesine dair karar verilmiştir.
Mahkemece daha sonra 29.01.2010 tarihli tavzih kararı ile de“….Mahkememizin 17/11/2009 tarih ve 2009/190 Esas, 2009/411 Karar sayılı kararının Hüküm fıkrasında yargılama gideri ve vekalet ücretinin düzenlendiği 4. ve 5. paragrafı silinerek yerine; Davacılar tarafından yapılan 416,30 TL yargılama gideri ile Tarifesine göre takdir olunan 1.440,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine…,” yazılmak suretiyle Tavzihine karar verilmiş; verilen hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Tavzih kurumu HUMK 455.Maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre, mahkemece hükümde, müphem ve açık olmayan veya mütenakıs fıkralar bulunduğu hallerde tavzih kararı verilebilir. Asıl hükmü değiştirerek, hüküm sonucunu bertaraf edecek tavzih kararı verilemez. Tavzih yoluyla hükmün kapsamı genişletilmeyeceği gibi, hükümle kazanılmış hakların ortadan kaldırılmasını sağlayacak şekilde de karar verilemez. Mahkemece 29.01.2010 tarihli tavzih kararı hüküm fıkrasında yer alan paragrafların silinerek yerine hükmün sonucunu değiştirecek nitelikte yeni paragraf eklenmesi yolunda kurulan hüküm, asıl hükmü değiştirecek mahiyette usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre, davalıların sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan neden ile, davalıların temyiz itirazının Kabulü ile temyiz edilen hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, 2.bentte açıklanan neden ile Davalıların sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 17.15 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 11.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.