YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3922
KARAR NO : 2010/11753
KARAR TARİHİ : 20.09.2010
… vekili avukat … ile … Gen Müd vekili avukat … aralarındaki dava hakkında … 19.Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 29.9.2009 gün ve 120-284 sayılı hükmün davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu.
K A R A R
Davacı, avukatlık bürosu olarak kullandığı işyerine fahiş su faturalarının düzenlenmesi nedeniyle davalı aleyhine … 11.A.H.M. menfi tespit davası açtığını, bu davanın açılmasından sonra davalının söz konusu davaya konu fatura bedelleri nedeniyle icra takibinde bulunduğunu, menfi tespit davası gerekçe gösterilerek icra takibine itiraz ettiğini,bunun üzerine davalının kendisi aleyhine icra takibine itirazdan dolayi itirazın iptali davası açtığını, her iki davanın konusunun da aynı fatura dönemlerine ilişkin olduğunu(2002/1-2-4-5-6-7-8 ve 2003/1 dönemleri, menfi tespit davasının İtirazın iptaline ilişkin davadan önce kesinleştiğini, itirazın iptali davasının ise temyiz aşamasında kararın kesin olması nedeniyle kesinleştiğini, birbirinden farklı aynı konuya ilişkin iki kararın ortaya çıktığını, bu nedenle yargılamanın iadesine karar verilerek ikinci olarak kesinleşen mahkeme kararının iptalini talep etmiş; mahkemece, iade-i muhakeme talebinin kabulüne kabulüne karar verilmiştir.
14.7.2004 günlü ve 5219 sayılı yasa ile HUMK nun 427/2 maddesindeki temyiz ile ilgili parasal sınır 1.000.000.000 TL’sı, 5236 sayılı yasanın 19.maddesi uyarınca 1.1.2009 tarihinden itibaren 1.400,00 TL.’ye çıkarılmıştır. Anılan yasada derdest davalar yönünden ne şekilde uygulanacağı yönünde açık bir uygulama hükmü bulunmamakta ise de, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23.2.2005 gün ve esas 2005/13-32, karar 2005/85 sayılı kararı uyarınca yerel mahkemelerce kurulan hükümlerin temyizinin ve temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay daireleri ya da Hukuk Genel Kurulunca verilen kararlara karşı karar düzeltme yoluna gidilmesi durumunda temyiz ya da karar düzeltme istemi hangi karara yönelik ise, o karar tarihinde yürürlükte bulunan kanun hükmünün esas alınacağı belirtilmiştir.
Mahkemece hüküm altına alınan ve davalı tarafından temyiz edilen uyuşmazlığa konu ana alacak miktarı (904,44 TL)
2010/3922-11753
-faiz ve diğer fer’ileri haricinde- karar tarihi itibariyle 1.400,00 TL.’yi geçmediğinden, HUMK.’nun 5219 sayılı yasa ile değiştirilen 427 maddesinin 2.fıkrası gereğince davacının temyiz hakkı bulunmamaktadır. O nedenle miktar itibariyle kesin olan karara ilişkin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davalının temyiz dilekçesinin REDDİNE, 20.9.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.